AİLE AKADEMİSİ'NDEN TÜM SEÇMENLERE İKİNCİ ÇAĞRI


AİLE AKADEMİSİ'NDEN TÜM SEÇMENLERE İKİNCİ ÇAĞRI

Değerli Kardeşim,

1. Uzun zamandan beri ülkemizde uygulanan aile politikalarına ilişkin görüşlerimizi, düşüncelerimizi ve eleştirilerimizi dile getiriyor; tehlikenin büyüklüğüne dair uyarılarda bulunuyoruz. Ama sen çoğunlukla sessizsin. Belki olup biten şeylerden tam anlamıyla haberdar değilsin. Belki de haberdarsın ama "seçim öncesi aman bir zarar vermeyeyim." diye düşünüyorsun. Eğer böyleyse bilesin ki, seçim sonrası düşüncelerin hiçbir işe yaramayacak.

2. Eğer yanlışlara itiraz etmez, önlemleri talep etmezsen ailenin bozulmasından sen de payını alacaksın. 5-10 yıl sonra, önce gördüklerine inanamayacak, ama sonra bunların hepsini tek tek kabullenmek zorunda kalacaksın. Emin ol, eski Türkiye'yi mumla arayacaksın. Çocukların ve torunlarına söyleyecek hiç bir şeyin olmayacak. Çünkü onları öyle yapan her şeye sen de sessiz kalmış/destek vermiş olacaksın.

3. Belki, "Reis'in haberi yok", belki "liderimizin haberi yok", “bizim partimiz buna destek vermez” diye düşünüyorsun. Ama var kardeşim, maalesef var. Aile ve kadın politikaları bu ülkenin en merkezi politikası ve 16 yıldan bu yana kesintisiz devam ediyor. Buna "gender mainstreaming"  diyorlar; yani cinsiyet eşitliğinin ana akım politika haline getirilmesi. Daha açık bir ifadeyle, bütün bakanlıkları ve devlet organlarını kapsayan politika. Mesela 9. kalkınma planı (2007-2013) ve 10. kalkınma planı(2014-2018) toplumsal cinsiyet eşitliğine uyumlu olarak yapıldı.

4. Bugün yürürlükte olan aile ve kadın politikalarına hemen hiç bir partinin muhalefet etmemesi gerçekten çok ilginç değil mi? Bu aynı zamanda çok korkutucu.  Mesela AK Parti'nin dindarlık, MHP'nin milliyetçilik, HDP'nin Kürt kimliği, CHP'nin ise Kemalizm temelinden bu emperyal politikalara sonuna kadar karşı çıkması gerekiyorken hepsi feminist politikaları takip ediyor ve LGBT'yi meşrulaştıran sürece destek veriyor. Örneğin, bu politikalara dayanak oluşturulan İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanmasına Meclis'te tek bir "red" oyu verilmedi. Oysa bir AB üyesi olan Hırvatistan Meclisi'nde bile, "Hıristiyanlığın aile değerlerine aykırı olduğu" gerekçesiyle İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkıldı.

5. Bugün hepimiz, insanlık düşmanı küçük bir grubun (feminizm bir enstrüman sadece) taleplerinin kanun olduğu bir ülkede/dünyada yaşıyoruz. Bu, sadece şu ya da bu partinin değil, şu ya da bu etnik/mezhebi hatta dini grubun da meselesi değil; hepimizin sorunudur ve hepimiz buna karşı çıkmakla sorumluyuz. Yoksa, bu ülke kısa bir süre sonra gerçekten yaşanılamayacak bir hale gelecek. Türkiye, "yumuşak terörün"(uyuşturucu, parçalanmış aileler, şiddet, tecavüz, psikiyatrik hastalıklar vs...) pençelerinde öylece can verecek. Yaptığımız yolların, köprülerin, tünellerin çocuklarımıza hiç bir faydasının olmadığını/olmayacağını acıyla ve pişmanlıkla anlayacağız. Ama iş işten geçmiş olacak.

6. Yapman gereken şey kardeşim, itiraz etmek, sesini yükseltmek, eksiklikleri hatırlatmak. Bunlar bir insan, bir Müslüman ve bir vatandaş olarak senin görevin ve sorumluluğun. Bunları yapman, desteklediğin partinin karşısına geçmen anlamına gelmiyor. Birini illa karşısına geçerek eleştirmek zorunda değilsin, yanında durarak da eleştirebilirsin. İlk yapman gereken şey, İstanbul Sözleşmesi'nin ve 6284 sayılı kanunun iptal edilmesini istemektir. Hangi adayla karşılaşırsan karşılaş, mutlaka bunları gündeme getir ve ona aileyi korumak için ne tür tedbirler aldıklarını sor.  Gittiğin her mitinge, bir eline tuttuğun partinin bayrağı, diğer eline ise, "İstanbul Sözleşmesi'nin ve 6284 Sayılı Kanun'un İptal Edilmesini İstiyoruz", "Ailemi Koru" yazan bir döviz/pankartla git.

Şüphesiz bunun için önce ne olup bittiğini anlamak, aile üzerinde oynanan oyunları biraz olsun araştırmak gerekiyor. O yüzden lütfen aşağıda linkini verdiğimiz bir önceki basın açıklamamızı oku. Eğer daha ayrıntılı bilgi edinmek istersen, birinci açıklamanın altında verilen araştırma raporlarını ve yazıları da inceleyebilirsin.

Ailenizle birlikte huzurlu ve sağlıklı günlere ulaşmanız dileğiyle…

                BURSA AİLE AKADEMİSİ DERNEĞİ

 

Not: “Ailesini Koruyamayan Vatanını Nasıl Koruyacak” basın açıklaması:

http://aileakademisi.org/basinaciklamasi/aile-akademisinden-siyasi-partilere-ve-sivil-toplum-oerguetlerine-cagri-ailesini-kor

 

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim