İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ KONUSUNDA SİYASİ YETKİKİLİLERİN YAPTIĞI AÇIKLAMALARA DAİR BASIN BİLDİRİSİ


İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ KONUSUNDA SİYASİ YETKİLİLERİN YAPTIĞI AÇIKLAMALARA DAİR BASIN BİLDİRİSİ

Türkiye'de uzun zamandır "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (TCE)" politikaları ve İstanbul Sözleşmesi tartışma konusu olmayı sürdürmektedir. Özellikle İstanbul Sözleşmesi, bu sözleşmenin dayandığı ideoloji ve bu ideolojiye dayanarak oluşturulmuş mevzuat halkımız tarafından kaygıyla takip edilmekte, toplumun geniş kesimlerinde rahatsızlığa neden olmaktadır.

Ak Parti Genel Başkan Vekili Sayın Numan Kurtulmuş 2 Temmuz 2020 tarihinde katıldığı bir televizyon programında İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılabileceğini ifade ederek şöyle demiştir: 

"İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması gerçekten yanlıştı.(...) İstanbul Sözleşmesi olmazsa Türkiye'de kadına karşı şiddet artar tezi de bir şehir efsanesidir; yalan bir, yanlış bir propagandadır. Türkiye'de bütün siyasi partilerin tabanlarında İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması ya da bunun bir düzenlemeyle revize edilmesi konusunda çok ciddi beklentiler vardır. Aileye zarar verdiği konusunda endişeler vardır. Halkımızda böyle büyük bir beklenti varken, AK Parti olarak biz buna bigane kalmayız. Nasıl usulünü yerine getirerek bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde usulü yerine getirilerek bu sözleşmeden çıkılır."

3 Temmuz tarihinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MYK ve il başkanları toplantısında İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olarak “Çalışıp, gözden geçirin. Halk istiyorsa kaldırın.” talimatını verdiği haberlere yansımıştır.

Tüm bu açıklamalar ve bu açıklamalara toplumun farklı kesimlerinden verilen destek umut vericidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği teorisi aile kurumu sorunsallaştırılmakta, cinsiyetçi bir dil kullanmaktadır.Teori bilimsel gerçeklerden çok küresel güçlerin ekonomik ve politik kaygılarına dayanmaktadır.

İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyetin tanımını yapan ilk uluslararası anlaşmadır. Sözleşmeye feminist ideolojinin dili hakimdir. Toplumsal cinsiyet merkezli inşa edilen İstanbul Sözleşmesi, toplumsal değerleri dikkate alan eleştirilere duyarsız, tek taraflı ve ideolojik bir metin görünümündedir. Sözleşmeyi sıkı bir şekilde destekleyen feminist ve eşcinsel aktivistlerin eylem ve açıklamalarında, aileyi ve toplumsal değerlerimizi hafife alan, aşağılayan ve hakaretler içeren ifadeleri bu savı desteklemektedir.

Aile kurumunu korumayı esas alan, inanç ve medeniyet değerlerimize dayalı yasaların yapılması mümkündür. Ülkemiz bu birikime sahiptir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Numan Kurtulmuş'un sözleri Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkma niyetini göstermektedir. Bu niyetin  iradeye, iradenin eyleme, eylemin kararlılığa, bu kararlılığın her alanda bağımsız bir duruşa dönüşmesini temenni ediyoruz.

 

Kamuoyuna saygılarımızla.

Aile Akademisi Derneği

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim