Adalet ve Zulüm Temalı Resim ve Fotoğraf Sergisi Açıldı (Güncellendi)


(AİLE AKADEMİSİ /28 mart 2016)- Aile akademisi Kültür Sanat Komisyonu olarak ikincisi gerçekleştirilen resim ve fotoğraf sergisi bu yıl Adalet ve Zulüm teması ile Ördekli Kültür Merkezi?nde 26 Mart cumartesi günü açılışı gerçekleştirdi. Kültür Sanat komisyonu üyelerinden Fatma Saldamlı açılış konuşması ile dünyadaki adaletsizliğe ve zulme dikkat çeken bir konuşma yaptı. Bundan 232 yıl önce ?Doğrunun Dostları Topluluğu?nun bir araya geldiklerine okudukları Romalı düşünür ozan Horatius?a ait şiirin küçük bir bölümüyle başlayan Saldamlı, şöyle seslendi.

        ? Yüreklice düşün

           Gir bu yola seve seve

           İyi yaşamayı sonraya bırakan kimse

           Yolunda bir ırmakla karşılaşıp da

           Akıp geçmesini bekleyen köylüye benzer

           Oysa ırmak hiç durmadan akıp gidecektir?

Irmak hiç durmadan akıp gidecektir.Tıpkı yaşadığımız yeryüzünde zulmün, fesadın ve kötülüğün hiç durmadan akıp gitmesi gibi. Beklemeye vakit yok. Erdemin, iyiliğin ve adaletin yeryüzünde kaim olması için bir avuç insan da kalmış olsak hemen yola koyulmalı.

Sergimizin konusu olan ?ADALET? insanoğlunun tarih boyu üzerine en çok düşündüğü kavramlardan biridir. Çünkü bir arada yaşıyor olmaklığımızın sosyal,siyasal ve hukuksal olarak haklarımızın güvencesini ancak ?adalet? kavramıyla tesis edebiliriz. Arapça bir kelime olup ?ADL? kökünden türemiş olan adalet bir şeyi yerli yerine koymak anlamına gelir. Zulmün karşıtı  olarak kullanılan adalet çoğunlukla ?HAK? ile eşanlamlı kullanılır.

Varlık,fıtrat ve beşeri hayatın temeli olan adaletin diğer anlamları hakikate uygun, dürüstlük,tarafsızlık ve her hak sahibine hakkının verilmesi,haksızlığın ortadan kaldırılmasıdır. En genel anlamıyla adaleti her hak sahibine hakkının verilmesini öngören ahlaki ilke olarak tanımlayabiliriz.Adalet yerine getirilmesi gereken ahlaki bir görevdir ve bu görevin hukuki ve sosyal boyutları vardır.

Kuran?ı Kerim?de ve hadislerde genellikle düzen, denge, denklik,eşitlik,gerçeğe uygun hükmetme, doğru yola iletmek,takvaya yönelme, dürüstlük,tarafsızlık gibi anlamlarda kullanılan adalet kavramı ism-i Adl?in bir cilvesi olarak yaratılışta da insanın fizyolojik yapısı ve kainattaki uyumu,ahengi ve estetik görünüşünü ifade etmektedir. Her şeyi bir ölçü ve dengede yaratan Rabbimiz ?ADL? esmasıyla tüm kainata kendi adaletini nakşetmiştir.

Peki ya insanların dünyasında adalet? Adalet taleplerini daima adaletsizlik ithamları üzerine yükselten insanoğlu kendi sosyal dünyasında adaleti nasıl inşa edecektir?

Aristoteles insanın ancak adil eylemlerde buluna buluna adil olmayı bir karakter olarak edinebileceğini dile getirir. Tersinden düşünecek olursak insan zulmede zulmede zulmü bir karakter haline getirir. Tıpkı yaşadığımız yüzyılın fesat, bozgunculuk ve zulüm çağı olması gibi. Tıpkı yediğimiz yiyeceklerden içtiğimiz suya aldığımız nefese kadar her şeyin insan eli ile adaletsizliğe zulme terk edilmesi gibi? Her şeyi bir ölçü ve denge üzerine yaratan Allah?ın ayetleri insanoğlunun zulmüyle karşı karşıya.

Bugün sadece adaleti biliyor olmak bizi adil yapmaz.  Aristo?nun dediği gibi ?Adil eylemlerde bulunarak biz adil oluruz. İnsan ancak ölçülü davrana davrana ölçülülük erdemini, yiğit davrana davrana da yiğitlik erdemini kazanır.?

Adaletin ne olması gerektiği ve nasıl tesis edileceğine dair buluşlarımızın tümünü adaletsizliğe maruz kalmamıza borçluyuz. Ve adalete ihtiyacı olanlar daima aşağıdakiler, mağluplar ve güçsüzlerdir. Çünkü hukuk her toplumda güçlünün hukukudur. Egemenlerin hukukunda daima egemenlerin hukukundan bahsederiz. Her devrim, her savaş, her darbe, her iktidar mücadeleleri ?adalet? adına gerçekleştirilir. Kazananlar da kaybedenler de adalet talep eder.

Boğazına kadar adaletsizliğe batmış bir dünyada insan toplumu adaleti inşa etmeye mecburdur. Ne zulmeden ne de zillet içinde yaşayan, izzet ve adalet için yaşamayı erdem haline getirmiş insanlar ancak adil bir dünyayı inşa edebilir. Bu vesileyle sergimizi Tunceli Hozat?da yaşayan  ?Adil Can?a ve onun adında adaletli yaşamayı en büyük erdem haline getirmiş o pek az, güzel insanlara ithaf ediyoruz.

Adil Can serebralpalsili. Tıp diliyle beyin felci. Doğum sonrasında uzun süren sarılığın ardından beyninde oluşan hasar nedeniyle hareket ve konuşma zorluğu yaşıyor. Her gün 1.5 kilometrelik okul yolunu kar demeden yağmur demeden çamur demeden annesiyle beraber yürüyerek gidiyor. Bu sene TEOG sınavında 120 sorunun 115 tanesini yaparak büyük bir başarı elde etmiş ve adını duyurmuştur. Adil can arkadaşları tarafından da çok sevilen, ismi gibi adaletiyle arkadaşları tarafından tanınan bir çocuktur. Onu bizim için bu kadar değerli kılan çalışkanlığı, azmi ve tüm engellere rağmen zorlukları aşma çabasıdır.

Bugün adalet yaralıdır. Bugün adalet engellidir. Hem de insanoğlunun güç zehirlenmesi sonucu açtığı yaralarla. Bu yüzden sergimizde görünmeyen adaleti,unutulan ve insanlar tarafından gaspedilmiş adaleti, ertelenmiş adaleti dile getirmeye çalıştık. Adalet ideal ise adaletsizlik bir realitedir.

Bir hafta boyunca açık olacak sergimize tüm adalet arayışındaki dostlarımız davetlidir.

 www.aileakademisi.org

bu.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim