Aile Akademisi, Üye ve Gönüllüleriyle "Kötülük" Kavramını Tartıştı.


 

Aile Akademisi Derneği, üye ve gönüllüleri “kötülük” kavramını konuşmak için zoom bağlantısı üzerinden bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının konusu kötülük kavramıydı. Tartışmanın amacı kötülük kavramını toplumun geniş kesimleri tarafından kötü kabul edilen “cinayet”, “aldatma”, “tecavüz”, “uyuşturucu kullanımı”, “kumar”, hayvanlara saldırı” gibi giderek yaygınlaşan problemlerin legalleşmesi altında yatan mekanizmaları anlamaya çalışmaktır. Tartışma 3 soru öncülünde ilerledi:

  1. Kötülük Savunulabilir mi? Kötülük Nasıl Rasyonalize edilir?
  2. Kötülüğün yaygınlaşmasına birey-toplum ilişkisi nasıl etkide bulunuyor? Kötülük daha çok bireysel güdüler ile mi yoksa toplumsal/grupsal bir mekanizma/sistem içinde mi anlaşılması gereken bir olgudur?
  3. Kötülüğün gün yüzüne çıkmasında yer altı(illegal) ve yer üstü(legal) mecralar arasında bir bağlantı var mıdır? Bu bağlantı nasıl kuruluyor?

Tartışmanın moderatörlüğünü yapan Mücahit Gültekin bu kötülüklerin nasıl ortaya çıktığını anlayamazsak bu kötülükleri engelleyemeyiz. İnancımızın temel ilkelerinden biri olan “iyliği emretme kötülükten nehyetme” emrini yerine getirmemiz için kötülüğün psikolojik alt yapısını anlamaya çalışmalıyız diyerek sözü katılımcılara bıraktı.

Kötülük Savunulabilir mi? Kötülük Nasıl Rasyonalize edilir? başlığında; insanların hafifletici sebepler öne sürerek ya da yaptığı davranışı kötü davranış kategorisinden çıkararak rasyonalize ettiği şeklinde görüşler ileri sürüldü. Bir davranışın kötü olduğu kabul edildiği halde bazı arzu ve istekler doğrultusunda yine de yapılabileceğine dair görüşler de ortaya konuldu. 

Kötülüğün ve iyiliğin dinsel bir tanımının olması gerektiği, dinsel bir tanımdan söz edilmediği takdirde evrensel bir vicdandan, iyilikten ve kötülükten bahsedilemeyeceği savunan görüşler ileri sunuldu.

Kötülüğün kültürel değerlere göre değişkenlik gösterebilme konusu ve Zimbardo’nun “insan dışılık” kavramı üzerine de tartışıldıktan sonra ikinci soruya geçildi.

Kötülüğün yaygınlaşmasının nasıl olduğuna dair olarak da katılımcılardan bazıları toplumun verdiği tepkilerin bireyin davranışlarını şekillendirdiğini; semtlere, ülkelere, hukuka, eğitim sistemine göre kötülüğe tepkilerin değiştiğini savundu. Katılımcılar bazı ülkelerde uyuşturucu kullanımının hukuki bir dayanağının olduğunu ve kötülüğü legalleştiren farklı örnekler öne sürerek görüşlerini savundu.

Üçüncü başlık ise pedofili ve fuhuş sektörleri üzerinde tartışıldı. Pedofili ve fuhşun nasıl hayat bulduğunu, legal - illegal yollardan nasıl varlığını devam ettirdiği sorgulandı. Katılımcılar; çocuk cinayetleri, tecavüz vakaları, uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunların profesyonelce manipülatif olarak toplumun gündemine konulduğuna dair görüşler ileri sundu.

Fuhuş sektöründe çalışan adına “seks işçisi” denilen kişilerin işlerini legalleştirmek adına “her işçi gibi bedenimizi kullanarak çalışıyoruz” savı tartışıldı. Bu konuda fuhşun bedenlerini kullandıkları için değil aldatmaya sebebiyet verdiği, hastalıkların bulaşmasına yol açtığı için kötü olduğuna dair görüşler ileri sürüldü. Bazı kişilerin istemeyerek fuhuş sektöründe çalıştığı, kimisinin de para kazanmak için gönüllü olarak bu işi yaptığına dair görüşler ortaya konuldu.

Katılımcıların tartışma hakkında görüşlerini bildirmeleri üzerine toplantı sona erdi.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim