Hasan Ünal: Siyaset Dinden Uzaklaştırılıp Seküler Bir Alan Haline Getirilmek İsteniyor


(AİLE AKADEMİSİ/16 MAYIS 2015)- Aile Akademisi Derneği Genç Gönüllüler komisyonun hazırladığı "İslam'da Gençlik" projesinde dördüncü haftanın ikinci konuşmacısı Hasan Ünal idi. ? İslam?da Gençlik ve Siyaset? adlı konuşmayı yapan Hasan Ünal konuya ilişkin önemli noktalara değindi.

Seminer sonrası katılımcılara katılım belgeleri takdim edilerek 4 hafta süren İslam?da Gençlik projesi sonlandırıldı.

Aşağıda sunumun özetini okuyabilirsiniz:

Gençler Siyasetten Uzak Tutulmak İçin Dünyevileştirildi

Genç kelimesi köken itibariyle farsça olup ? hazine? anlamına gelmektedir. Gençlerin en çok manipülasyona maruz bırakıldığı alan siyasettir. Türkiye?de gençliğin siyasetle yakından ilgilenmesi halinde nasıl bir manzaranın ortaya çıktığı 12 Eylül?de görülmüştür. Ülke bu dönemde yönetilemez hale geldi fakat bunun böyle görülmesi de bir algı operasyonuydu. Gençliği sokaklara döküp ellerine silahları tutuşturanlar, gençliği kullanıp bir kanara attı. Gençleri siyaset alanından geri plana atmak için, aşırı siyasallaşan gençleri tekrar eskiye döndürmek için gençlerin dünyevileşmeleri sağlandı. Flört geleneği en çok 12 Eylül ihtilalından sonra yaygınlaştı.  Genç kitle değerleri yıpratılarak siyasetten uzaklaştırıldı.

Gençlik hazine olarak görüldüğü gibi aynı zamanda korkulan bir dönemdir. Gençler enerji sahibi, duyguları aklının önünde, heyecanlı bir kitledir. Gençlerin korkulacak faktör haline gelmesinde onların cahil bırakılmaları gelir. Eğer bu kitleye bir takım sorumluluklara hazır olduğu andan itibaren bir takım bilgi, değer yüklemesi yapılmamışsa, onlara bir rota tayin edilmemişse onlar birileri tarafından bir şekilde kullanılacaktır. Aileler bu anlamda sorumludur. Fakat günümüz ebeveynleri yaşam telaşlarından dolayı gençlerle yeterince ilgilenememektedir. Devlet gençlerle ilgilenme sorumluluğunu okullara vermiştir. Gençlerin eğitim yoluyla hayata hazırlanmalarını, sorumluluk yüklenmelerini talep ederiz. Fakat okullarda bir türlü bu gençler olgunlaşamamaktadır. Okul çocukları, gençleri olgunlaştırma müessesi değil aksine onları biraz daha sorumluktan alıkoyan, hayattaki çoğu şeyi ciddiye almamalarına neden olan, onların günü birlik zevk ve arzuların peşinde koşmalarına sebep olan bir yapıya dönüşmüş vaziyettedir. Öğretmenler ise bu öğrencileri eğitmekten onlara değer yüklemekten özellikle uzak tutulmaktadır.

Biz gençlerimizi başkalarının ellerine teslim edip sonra da sonuçlarını görünce buna ağlayan bir toplumuz. Gençlik insanın en güzel mutu olduğu çağı mıdır yoksa toplum açısından en sorunlu problemli dönem midir? Gençliğin sorun ve problemli olmaktan çıkarılması için sorumluluk üstlenmesine hazır olduğu dönemden itibaren değer akideleri özümsemiş olması gerekir.  Aynı şekilde bunun verilmesi için bu değerleri özümsemiş ebeveynler gereklidir.

Sorumluluk Sahibi Gençler Yetiştirmek İçin Hayatımızı Peygamber Örnekliğinde Yeniden İnşa Etmeliyiz

Hz. Ali de bir gençti ve hiç kimse Hz. Ali?nin gençlik dönemine bir problem olarak bakmadı. Onun hocası peygamberdi, peygamber tarafından o değerler kendisine yüklendi. Peygamber örnekliğinde hayatımızı yeniden inşa etmemiz gerekir. Hz. Ali?den korkması gereken müşrikler haricinde kimse korkup ürkmedi.

Doğru Hedefler İçindeki Gençlik Bir Hazinedir

Böyle bir gençliğin inşa edilmesi için daha başından gençlere  ?Sus, konuşma, yalnızca beni dinle, ne söylüyorsam onu yap.? Gibi cümlelerle yaklaşılmamalıdır. Aksine eleştirel düşünmesi, soru sorması öğretilmelidir. Kendine anlatılanları aklıyla ölçmeli, anlamadığı yerleri soru sormalı, kendine uygun olmayan yerlere karşı ise itiraz etmelidir. Ama bizim toplumumuzda itaat mutlak bir taleptir. Gençlik öğrenme, sorgulama sonrasında uygulama ve daha da sonrasında itaat beklenilen bir dönemdir. Gençler, akledip aklını kullanmalı, bağımsız olarak okumalıdır. Çünkü aklını kullanmayan kişilere akılları yük haline gelir. Gençlerle istişare edilip, fikirlerine değer verilmelidir. Günümüzde ise gençlerin üniversiteyi bitirene kadar fikirleri önemsenmemektedir.

Herkesin gençlik üzerinde bir takım amaç ve hedefleri bulunmaktadır. Siyaset sahnesindeki her siyasi grup da ?ancak kendi sınırları içerisinde durmak kaydıyla? gençleri kullanmak istemektedir. 28 Şubat ve 12 Eylül darbelerinde en çok gençler işkence ve baskı görmüşlerdir.

Siyaset, Dinden Uzaklaştırılıp Yalnızca Seküler Dünya Tasavvuruna Sahip Olanların Hüküm Süreceği Bir Alan Haline Getirilmek İsteniyor

Siyaset toplumu yönetme sanatı olarak tanımlanmaktadır. Siyaset sıfatsız olarak tanımlanması zor olan kavramlardan biridir. Peygamberler de toplumu yönetmiş, onlara bir rota tayin etmiş kişilerdir. Dolayısıyla toplumun yönetilmesi bir olgu, bu yönetime talip olmak ise bir gerçekliktir. Yönetim yerine getirilmesi gereken bir vazifedir. Siyaset bir strateji gerektirir. Siyaset genellikle dinden ayrı bir kavram olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Dinin uygulama alanı dışında kalan bir saha olarak tanımlanır. Din dışı, seküler bir kavram olarak algılatılmak istenmektedir.  Eğer birileri ısrarla din ile siyaset arasındaki ilişkiyi bu derece koparmaya ve birbirlerinden uzak tutmaya çalışıyorsa mutlaka altında başka bir hedefi var demektir. Siyaset alanını boşaltıp sadece kendisinin kullanabileceği bir alana dönüştürmek istiyor demektir. İşte bu yüzden Müslümanların bu teze karşı söyleyebileceği bir sözünün, bir misyonunun olması gerekmektedir. Bunun için ise Müslümanların ve özellikle Müslüman gençlerin sorumluluklarının, değerlerinin farkında olması ve sorumluluklarını üstlenmeye hazır olmaları gerekmektedir.

Gençliğin Siyasi Alandaki Algı Operasyonlarına Karşı Uyanık Olmaları Gerekir

Siyaset, birilerini yönetme, onları doğru yola sevk etme bir Müslüman için kaçınılmaz bir görevdir. Toplumu yönetmek Kuran?ın reddetmediği Kuran?da var olan ;fakat hakkaniyetle, adaletle yürütülmesi gereken bir durumdur. Peygamberler de toplumu yönetirler. Onların anayasası Kuran?dır, Kuran?a göre toplumu yönetip idare etmeleri gerekir. Siyaset aynı zamanda bir algı yönetimidir, algılarla siyaset yapılır. Uzun açıklamalarla siyaset yapılmaz. Kısa olay, haber ve örneklerle sizin nasıl düşünmeniz, hangi safta olmanız gerektiğine karar vermeniz sağlanır. Gençliğin en çok siyasi alandaki bu algı operasyonlarına karşı uyanık olması gerekmektedir. Bunu ise tarihte yaşanılan olay ve örneklerin okunup, irdelenmesi ve üzerinde fazlaca düşünülüp yorumlanması gerekmektedir.

www.aileakademisi.org

 

genclikvesiyaset.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim