İslam'da Gençlik Projesi Başladı


(AİLE AKADEMİSİ/25 NİSAN 2015)- Aile Akademisi Derneği Genç Gönüllüler Grubunun Meryem Şahin koordinatörlüğünde hazırladığı ?İslam?da Gençlik? Projesi başladı. Yoğun ilgi ve katılımın olduğu İslam?da Gençlik Projesi?nin ilk konu başlığı ?Gençlik ve Kariyer? idi. Konuyu Fatma Gültekin aktardı. Fatma Gültekin sunumunda özetle şunları söyledi:

Bugün burada kariyer kavramını kuramsal boyutuyla ele almayacağız. Kariyer tanımı ve kariyer kavramına yön veren zihniyetin tahlilinden sonra bu kavramın gündelik hayata yansımalarından bahsedeceğiz. Sunum planımız şu şekildedir;

 

  1. Neoliberalizmde Kariyer Kavramı
  2. Geleneksel Anlamı ve Yeni Anlamı ile Kariyer
  3. Kariyer Evreleri
  4. A Tipi ve B Tipi kişiliklerin iş ve mesleğe bakışları
  5. Meslek Hastalığı: Tükenme Sendromu (Burn- Out Sendromu)
  6. Kadın ve Kariyer
  7. Nasıl Bir Hayat?

II. Dünya savaşından sonra küreselleşen ve gittikçe kapitalistleşen bir dünya ile karşı karşıyayız.  Yönünü batıya çevirmiş olan Türkiye kapitalist, liberalist politikaları sırasıyla uyguladı ve son yıllarda liberalizmde yaşanan tıkanmaları açmak için ortaya atılan neoliberalizm, topluma biçim vermeye çalışıyor. Ekonominin devletten bağımsızlaşması ve serbest piyasaya geçilmesi ile baş gösteren rekabet piyasasında toplumun en alt katmanına kadar inen bir şirketleşme süreci yaşanmaktadır. Oldukça özgürleşen bireylerin özgürlüklerinin bir hiyerarşi ile sınırlandırılması anlamına da gelen bu süreçte yine sıkıntılar ve açmazlar devam etmektedir.

Serbest piyasada hâkimiyet büyük kartellerin, holdinglerin ve zengin işletmelerin elindedir. Ekonomi DİN, bankalar ibadethane ve işyerleri de insan yaşamının şekillendiği yerler oldu. İşveren konumundaki bu zengin tabaka için ?İnsan Kaynakları? oldukça önemlidir.  Kariyer yönetimi de bugün insan kaynaklarının bir alanı olarak var. Çalışanın bireysel gelişimi işverenler için önemli, holding sahipleri nitelikli çalışanların kurumlarını uzun süre ayakta tutacağının bilincindedirler. Bu yüzden çocukların ilkokuldan başlayan meslek yönlendirmeleri ve mesleğe hazırlık işlemleri 25 yaşına kadar yoğun bir biçimde devam etmektedir.

"Kariyerinden Sen Sorumlusun"

Geleneksel anlayışta kişi üniversiteyi bitirdikten sonra işe girdiği zaman içinde bulunduğu örgüt/kurum tarafından kariyeri planlanırdı ve çalışanın kariyerinden örgüt birinci derecede sorumlu idi. Biz orta kuşak, okul hayatı boyunca meslek sahibi olma adına sadece diploma almaya çalışırdık. İşyerine girdikten sonra işyeri bizi bir pozisyona yerleştirirdi. İç eğitimle ve terfilerle, ücret artışlarıyla yukarı doğru bir ilerleme söz konusuydu. Şirket yapıları ise çoğunlukla dikey yapılanmadan oluşmaktaydı.

Yeni anlayışta ?bilgi çağı? olmanın ve ?küreselleşmenin? etkileri bu kavrama olan yaklaşımı da değiştirmeye başladı. Piyasa da öylesine hızlı bir değişim, yenilik ve hareketlilik var ki örgütlerdeki dikey yapılanmanın ağır/hantal işleyişi kurumları zarara uğratmaya başladı. Çalışanların beklentilerinin değişmesi daha özgürlükçü ve marka olma isteği de şirketlerin organizasyon yapılarını değiştirmesine neden olmaya başladı.  Artık yatay yapılanmayı tercih eden şirketlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok. Rekabetin oldukça yoğun olduğu ve güçlünün zayıfı ezdiği bir kapitalist ahlakla işleyen bu düzende ?Bireysel kariyer?, ?Çoklu kariyer? söz konusudur. Kişi kendi kariyerinden kendisi sorumludur.  Örgütler çalışanını uzun süreli istihdam edemediği için onun kariyeri ile ilgilenmiyor. Seçeneklerin çoğalması ile hazır ?nitelikli çalışan? arayışı var.

Neo-Liberal Kariyer Politikaları A Tipi Kişiliği Dayatıyor

Örgütler yatay yapılanmada birden çok alana hâkimiyet sağlayan alandan alana geçişi kolay yapabilen becerikli, bilgili, uzman kişilerin,  oldukça hızlı hareket edebilmesini ve rekabetçi bir yapısının olmasını istiyor. Yani A tipi kişilik teşvik görüyor ve ödüllendiriliyor. Şu anda var olan eğitim sisteminin de çocuklarımıza bu eğitim anlayışıyla bu kişilik yapısını adeta dayattığını söyleyebiliriz. (Misal, Bir saat içinde 60 soruyu hızlı ve seri cevaplamalarını istemek gibi?)

Daima eylem halinde olan, hızlı yürüyen, hızlı yiyen, hızlı konuşan bu sabırsız kişiliklerin en önemli özelliği aynı anda iki şeyi birden yapabilmeleridir. Bu kişilerin boş zamanları pek yoktur. Sayılara karşı saplantılıdırlar ve başarıyı sayılarla ölçme eğilimindedirler. Agresif ve rekabetçi olarak iş dünyasında oldukça talep gören çalışan modeli olarak sunulmaktadır.  Ancak şurası da bir gerçektir ki bu kişilerin, eskiden sadece aşırı yük altına giren yöneticilerde, sanatçılarda, politikacılarda görülen ?tükenme sendromuna" yakalanma olasılıkları fazladır. Yani artık sıradan insanlarda iş nedeniyle cinnet geçirecek ve biz yavaş yavaş cinnet toplumu olacağız.

Yaşam Boyu Kariyer!

Kadınlar ise işverenler tarafından erkeğe nazaran daha ucuz, işini daha titiz yapan ve itaatkâr eğilimleri nedeniyle tercih edilmekte ve sürekli olarak kariyer noktasında teşvik edilmektedir. Evinden daha özgür olabilmek, kendi ayaklarının üzerinde durabilmek için uzaklaşan, meslek sahibi olmaya çalışan kadın, bu çabasının bedelini yine özgürlüğünü kaybederek ödemektedir. Hem kadınlık hem annelik hem de babalık (eve ekmek getiren) vazifelerini yerine getirmek zorunda kalan kadın daha da yorulmakta ve yıpranmaktadır. Türkiye hala geleneksel kodlarını tam anlamıyla terk etmemiş bir toplumdur. Bunun için çok büyük bir çaba sarf edilmektedir. Bunu başaran ailelerde ise erkek kadın rollerini üstlenmekte çalışan karısını rahatlatmak için çocuk bezi değiştirip, yemek yapmaktadır. Erkeklerin kendi doğalarından da uzaklaşma sürecini içeren bu aşama aile için oldukça yıpratıcı ve çözücü etkiler içermektedir.

Yaşam boyu kariyer söylemiyle, evini ofis haline getirmesi teşvik edilen, mentor'ların desteğiyle sürekli yaşam boyu gelişim halinde olması istenen çalışanların, ömür boyu kapitalizme hizmet etmesi istenmektedir. Bu biz Müslümanlar için büyük bir tehlikedir. Kendisini mesleğiyle tanımlayan hızını alamayıp bunu mezar taşına dahi yazdıran (Astsubay Osman?)bir Müslümanın kimliğini bu tehlikeli gidişattan koruması gerekir. Kişiliğinizi tahlil edin, zayıf yönlerinizle uğraşın, yeteneklerinizi, becerilerinizi geliştirin ama bütün bunları sadece iyi bir meslek için yapmayın. Mesleğinizi de İslam için yapın. 

Özetle; Hayatınızı patronlarınıza ve işinize adamayın.  Sadece İslam?a ve Allah?a adayın. Çünkü bizi yaratan Allah'u Teâla Kuranı Keriminde:

? De ki; Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin rabbi olan ALLAH içindir.?  (Enam 162) buyurmaktadır.

www.aileakademisi.org

genclik1.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim