İyiliğe Evet Kötülüğe Hayır Projesi: 6. Hafta


(AİLE AKADEMİSİ/20 Nisan 2014)- İyiliğe Evet Kötülüğe Hayır Projesi?nde 6. Hafta geride kaldı. 6. Haftanın konusu ? doğluk? du. Kavram çalışmasıyla başlayan derste doğruluk kavramıyla ilintili şu kavramlar hakkında çocukların ne kadar doğru bilgi birikimine sahip oldukları ölçüldü;

Sözünde durmak, açıksözlülük, sadakat, kurnazlık, hile, riya/gösteriş

Çocuklardan bu kavramlara uygun örnekler oluşturmaları istendi. Daha sonra slaytlı sunuma geçildi. Sunumda;

Doğru söz ve doğru davranış elmalara, insan beyni de sepete benzetildi.

Doğru insan, kendisinden istenilse de istenilmese de sepetten elmaları çıkarıp verir.

Yalancı İnsan, sepetteki elmaların ya hepsini boşaltır ve yerine sahtelerini koyar ya da bir kısmına zehir enjekte eder. Kendisinden istenildiğinde bu bozulmuş, değiştirilmiş elmaları verir.  Bu izahattan sonra beyin fırtınası yöntemiyle şu sorular işlendi.

  1. 1.       Doğru söylemek mi kolay? Yalan söylemek mi kolay?
  2. 2.        Yalan söylemek daha zor olmasına rağmen insan niçin yalanı tercih eder?
  3. 3.       Yalan yalanı nasıl doğurur?
  4. 4.       Yalanın kişisel ve sosyal zararları nedir?
  5. 5.       Haberlerde ya da anlatılan hikayelerde yalanı ayırt edebilmek için hangi soruları sormak gerekir?

 Bu sorular eşliğinde şu sonuçlara varıldı:

İnsan beyini için birinci aşamadaki zorluk; İnsan zihni önce gerçeği/doğruyu silmek zorundadır.

İkinci aşamadaki zorluk; değişim yapacağı bilgiyi seçmek zorundadır.

Üçüncü aşamadaki zorluk; Daha sonra bozulmuş bilgiyi yani üretilmiş yalanı unutmamak zorundadır.

Son aşama yalanın alışkanlık haline gelmesidir. Unutmadağı bu yalanı destekleyici diğer yalanları da sürekli üretmesi gerekir ki bu da üretilmiş yalanın ortaya çıkmaması için alınan bir tedbirdir.

Yalanın sonuçları ise kişisel ve sosyal zararları açısından işlendi.

Yalancı insanın sürekli huzursuz olduğu, zihnini insanları ve kendisini aldatma üzerine ayarladığı için zihin yorgunluğu yaşadığı, yalanın mutlaka açığa çıkacağı ve bu yüzden ilişkilerinde güvenilirlilik özelliğini kaybedeceği, yalnızlaşacağı, ilişkilerini yüzeysel yaşayacağı söylendi. Yalancı insanın sürekli olarak yalanın ortaya çıkma ihtimalini düşündüğü için ciddi bir gerilim yaşadığı, eğer bunu yakınlarına söylüyorsa bu gerilim sonucunda itiraflarında geleceği söylendi.  Açığa çıkan yalanın onu daha da rahatsız edeceği, sürekli bir utanç duygusu yaşayacağı izah edildikten sonra insanın yalan söyleyerek hem kendisine hem çevresine ciddi zararlar verdiği açıklandı.

Daha sonra yalan çeşitlerine geçildi. Beş ana başlık etrafında işlenen başlıklar şunlardı:

Hayali yalanlar, Taklit yalanlar, Sosyal yalanlar, Yükseklik yalanları, Korunma yalanları

İnsana ait söz ve davranışların değiştirilme, bozulma ihtimali taşıdığı ancak değişitirelemeyecek tek GERÇEĞİN/DOĞRUnun KURAN-I KERİM olduğu diğer üç kitabın nasıl çarpırtılıp bozulduğu ve bu yalana inanan binlerce milyonlarca insanın durumu ortaya konduktan sonra biz müslümanların çok şanslı oldukları izah edildi.

Sunum sonunda Doğruluk konusu önceki konularla ilişkilendirildi;

İnsanın amaçlı/hedefli yaşamda kurduğu arkadaşlıklarda ve ilişkilerinde hakları ve ödevlerini yerine getirirken en önemli ilkenin DOĞRULUK ilkesi olduğu, doğruluktan ayrılan yalana teslim olmuş bir kişinin amaçlı ve hedefli yaşayamayacağı izah edildi.

Beyin fırtınası yöntemiyle konular işlendikten sonra çocuklar, doğruluk üzerine bir drama yaptı. Dramada; arkadaşından borç alan Mehmet?in aylar sonrasında borcunu ödemek istediği ancak borç alan Mehmet?in bu miktarı 100 tl olarak hatırladığı, borç veren kişinin ise bu miktarı 200 tl olarak hatırladığı, gerçeği bilen Esma?nın ise Borç veren kişinin kız kardeşi olduğu dramada yalancı şahitlik yapmanın sonuçları komik olaylar zinciri şeklinde işlendi.

Önümüzdeki haftanın konusu SABIR olacaktır.

 www.aileakademisi.org

2014-04-20_18.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim