Mustafa Tekin: İslam'da En Temel Ünite Birey Değil, Ailedir


(AİLE AKADEMİSİ/ 2 0CAK 2016)- Aile Akademisi 2 Ocak Cumartesi akşamı Ördekli Kültür Merkezi?nde ?Dünden Bugüne Ailenin Dönüşümü? adlı konferans düzenledi. Konferans Din Sosyolojisi alanında çalışan Prof. Dr. Mustafa Tekin tarafından gerçekleştirildi.

Mustafa Tekin konuşmasına ailenin dönüşümü ile ilgili durumun külli bir sorun olduğunun altını çizerek başladı. Konunun modern ve gelenek olmak üzere iki kavram üzerinden ele alındığını, modernliğin kendini gelenekselin zıddı olarak tanımladığını vurguladı. Modernliğin, gelenek ile ilgili problemi olduğunu, modernliğin gelenek tutmadığını; bu durumun da modernliği hafızadan mahrum bıraktığını söyleyen Tekin, böyle olunca da modernliğin geleceğe dair ufuk geliştiremediğini ifade etti.

Konuyu ele alırken önemli bir açıklama olarak ?hız? ve ?tüketim? problemi olduğunu aktaran Tekin, hızın bugün başımızdaki en büyük belalardan birisi olduğunu, her şeyin yeterince eskitilmeden tüketildiğini ve yok edildiğini vurguladı. Tüketilen şeylerden birinin de evlilik olduğunu söyleyen Tekin, TÜİK verilerine göre boşanma oranlarının evlilik oranlarından fazla olması üzerinden durum analizi yaptı. Tekin konuşmasına şu şekilde devam etti;

Eğer TÜİK verilerin gösterdiği durum bir sorunsa, bunun nereden kaynaklandığına dair sorular sormak lazım. Evlenenler neden evlenmek istiyor?, Aile kurmaktan ne anlıyorlar?, Aile nasıl bir zihinsel temel üzerine kuruluyor? Bu sorular konuyu analiz edebilmek adına önemlidir.

Bir taraftan değerlerimiz var. Ama bir taraftan tüketim ve hız bu değerleri yok ediyor. Böyle olunca aileyi hangi değerler üzerine kuracağız. İslami değerlere bakıldığında, İslam?da en temel ünite Batı düşüncesinin aksine birey değil ailedir. Bu iki durum birbirinden farklı yaşam görüşleri oluşturur. Bu farklılıklardan birisi de ailenin bencillik değil, fedakarlığı ön görmesidir.

Günümüzde modernlik ile geleneksel arasında gidip gelen beklentilere sahibiz. Örneğin kız isteme ritüeli modernliğe ters, geleneksel bir olaydır. Modernliğe göre, bir insan birey olarak diğerinden istenemez. Bu iki yaklaşım arasında evliliği nasıl bir değer üzerine kuracağımız konusunda problem yaşanmaktadır. Rol çatışmaları, eşlerin birbirinden beklentileri gerilim oluşturmaktadır. Bu noktada, gelenekselin birebir tekrarı mümkün olmayacağı için rollerin yeniden dağılımının nasıl olacağı üzerinde düşünmek gerekmektedir. Tartışılması gereken 100 yıl önceki aileye geri dönüşün mümkün olup olmadığından ziyade, içinde yaşadığımız koşullarda, günümüze uygun formlarda İslami temele dayalı ailenin nasıl oluşturulacağıdır. Bu konuda ise öncelikle ailenin inşasından ziyade insanı inşa etmek önem kazanmaktadır. Peygamber Efendimiz Medine?de kurumsallaşmaya gitmeden önce, Mekke?de insanı inşa etmiştir. O nedenle insanın perspektifi ile çalışmalar yapılması önemlidir. Peygamberler geldikleri toplumlarda ?doğru yere bakış? sağlamaya çalışmışlardır. İnsanın durduğu yer yanlışsa, yanlış yerler görür. Bu nedenle öncelikle insanın durduğu yeri doğru hale getirmek gerekmektedir. İnsan nasıl bakması gerektiğini öğrendikten sonra adım adım aile, şehir, toplum vb. öğretilebilir hale gelecektir. Sadece aileyi ele almak hatalı bir algı olacaktır. Aileyi düzenlemek demek şehri de düzenlemek demektir. Mesele külli bir meseledir.

Tekin konuşmasının devamında, geleneksel ve modern aile modellerinin avantajlı ve eleştirilen noktalarını aktardı. Günümüzde çiftlerde evlilikteki rollere ve sorumluluklara ilişkin problemlerin ön planda olduğunu söyleyen Tekin, sorumluluk duygusunun mahrumiyet ile geliştiğini, modernlikte ise ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutumlarında çocuğun her istediğini elde etmesi yaklaşımın baskın olduğunu söyledi. Ailedeki rol dağılımına ilişkin de, temel sorumluluğun erkekte 

Tekin konuşmasını aşağıdaki şekilde sonlandırdı:olması görüşünde olduğunu ifade etti.

Ailenin dönüşümünde, dönüşümün kaynaklandığı zemin, içinde bulunduğumuz batılılaşma sürecidir. Küreselleşme nedeniyle bu süreci çok hızlı yaşıyoruz, henüz hafıza kuramadan değişmeye başlıyoruz. Hafıza bu şekilde bozulduğu için başımıza gelen şeyin iyi mi kötü mü olduğunu anlayamıyoruz.

Bütün bunlara rağmen, aile insan gelişiminde en etkili olan kurum olmaya devam ediyor. O nedenle yapılması gereken ilk adım; kendi alanımızdan başlayıp, eğitim sürecini dışarıya ihale etmeden farkındalık eksenli yeni bir insan inşası için çalışmaktır.

www.aileakademisi.org

 

 

 

mustafa_tekin.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim