Önleyici Aile Eğitiminde 8. Hafta: Müzik Etkisi


93 Aile akademisi programında bu hafta "MÜZİK" konusu ele alındı. Konuşmacı olarak sunum yapan uzman psikolojik danışman Yasin KURUÇAY konuşmasına müziğin tarihiyle başladı. Müziğin M.Ö. 4000 yılında Mezopotamya?da dini Şarkı (İlahi) alanında kullanıldığını, yine M.Ö 3500 yılında Mısır, M.Ö.3000 de Çin'de kullanıldığını, Konfüçyüs'ün (M.Ö. 551-479) eğitim ve ahlaklı bireyler yetiştirmede müziğin önemine vurgu yaptığını belirtti.

Müziğin insan davranışlarına olan etkilerine değinen KURUÇAY, müziğin duygu, düşünce ve giyim tarzına da etki ettiğini söyledi. Yapılan araştırmalarda müzik tarzları ile ilgili olarak;

Halk Müziği dinleyenlerin sabırlı ve düzenli oldukları, toplumsal kuralları benimseyip uyduğu ve toplumsal değerleri sürdürmede istekli olduğunu,

Sanat Müziğinin İslami içerikle sentezlendiğini ve birçok sanat müziği bestekarının İmam, Hafız yada Müezzin olduğu, beş vakit ezanın sanat müziği makamlarına göre okunduğunu, halk müziği dinleyenlerle bu müziği dinleyenlerin aynı şekilde sabırlı, düzenli ve toplumsal değerlere saygılı olup, bu düzeni sürdürme eğilimli olduklarını,

Tasavvuf müziğinin İslam tasavvuf felsefesine uygun olarak, eğlendirmek için değil, insanın Allah'a olan kulluğunun farkına varmasını sağlamak için yapıldığını,

Özgün Müzikte sazın ön plana çıktığı, sosyal ve siyasal sorunlara değinildiği ve bu konulara duyarlı bireyler tarafından dinlendiğini,

Klasik Batı Müziğinin Batı hayranlığının, özentinin, lüks ve seçkinler sınıfı (elitist) bir yaşam tarzını yansıttığını,

Arabesk müziğinin ülkemizde arabesk müziğinin sosyal alanda oluşan adaletsizliklere bir haykırış olarak ortaya çıktığı, ekonomik zorluklar ve sosyal uyumsuzluk, adaletin güçlüden yana kullanılması sonucu haksızlıklardan (köyden kente göç, zengin-fakir, Patron-işçi ayrımı vb.) ilgi görme ihtiyacı ile baskı ve sıkıntılardan rahatlama aracı olarak kullanıldığını,

Rock Müziğin siyasal bir başkaldırış olarak çıktığını, ancak sonradan gençlerin eve geç gelip, alkol, uyuşturucu ve sigara kullanma alışkanlığı kazandığı bir tarz oluşturmalarında rock müziğinin kullanıldığını, sınırsız özgürlükle beraber ahlaksızlık ve sapıklık ön plana çıktığını, öfke patlaması, saldırganlık ve cinselliğin ön plana çıkartıldığını, söyleyen Yasin KURUÇAY aşağıdaki konuların önemine dikkat çekti:

Heavy Metal Müzik Punk müziğin düşüşe geçmesiyle müzik endüstrisi tarafından geliştirilerek devreye girer ve 80'li yıllarda popüler edilir. Radikal bir müzik türü olarak heavy metal kapitalizmin düzen isteğine ?gürültü? yaparak karşı çıkmaktadır.Bir tepki söz konusudur ama bu tepkinin muhatabı belirsizdir. Bu müziği icra edenlerden bazıları eşcinsellere söverken, kimi devlete, kimi göçmenlere, kimi de tabulara küfür etmektedir. Genellikle herkes her şeye küfür etmektedir. Sürekli küfür,dillerin ağızdan aşağı sarkması,uzun saçlar ve kafayı aşağı yukarı sallamak ve sürekli Fuck Youuuuuu olarak bağırmak, temel ögelerdir. Heavy metal müziği dinleyenlerin ?içe dönük?, ?aile yaşantısı olmayan? ?hayattan bezmiş gibi davranan?, ?sorunlu büyüyen?, ?sosyal hayatı olmayan?, ?anti sempatik?, ?itilmiş tipler? ?aile sorunları olan? gibi olumsuz görülebilecek özelliklere vurgunun yapıldığı göze çarpmaktadır.

Diğer müzik türlerinden de örnekler veren KURUÇAY; alkol ve uyuşturucunun daha çok müzik eşliğinde alındığını ve müzik festivalleri ve konserlerine sponsorluk yapan şirketlere de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kuruçay, Müziğin düşüncelerimize ve yaşantımıza aşağıdaki formülle etki ettiğini söyledi:

?Ne dinliyorsanız onu düşünüyorsunuz,

Ne düşünüyorsanız onu söylüyorsunuz,

Ne söylüyorsanız onu hissediyorsunuz,

Ne hissediyorsanız onu yapıyorsunuz?  

Popüler şarkı sözlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Yasin Kuruçay, müziğin öfke patlamalarına, şiddete, boşvemişlik duygusuna, ahlaksız sözlerin benimsenmesine (yakalarsam muck muck ..), küfre (Allah belanı versin, lanet olsun sana?) neden olduğunu ifade etti ve şu önelmiş hatırlatmayı yaptı:

?Her şarkı bir arkadaştır, o halde çocuklarımızın arkadaşlarının kimler olduğuna dikkat etmeliyiz.?

Müzik starlarını model alan kitlelerin yüzmilyonları bulduğunu vurgulayan Psikojik danışman Yasin Kuruçay, gençlere yeni sahte ilahlar yaratıldığını ve müziğin modern bir din haline gelmeye başladığını ifade ederek;

?Gençler anlam ve değer odaklı bir yaşam sürmediklerinden manevi ve psikolojik boşluğa düşmektedirler. Bu boşluğu doldurma yollarından biri olarak da starların giyim, kuşam, tavır ve davranışlarını taklit etmektedirler. Gençlerin ve çocukların duygu ve davranışlarını bu doğrultuda kullanmalarında televizyon, internet gibi kitle iletişim araçları etkili olarak kullanılmaktadır. Çocuklar ve gençler bu şekilde kendilerini önemli ve değerli görmektedirler. Dolayısıyla müzik starlarının gayri ahlaki hal ve hareketleri doğal yollarla kitleler ulaşmış olmaktadır ? dedi.

MÜZİK KLİPLERİ EVİMİZE TROJAN VİRÜSLER GÖNDERİYOR!

Yanlış müzik dinleyen kişilerin  toplumla, ailesiyle, arkadaşıyla ve psikolojik olarak  yaşadığı sorunlara da değinen Kuruçay müzik klipleri üzerinden evlerimize gelen tehlikeye şu ifadelerle dikkat çekti.

?Popüler müzikte sevgilinin,kız arkadaşın, ev hanımının, kocanın ya da annenin nasıl temsil edildiği gözden kaçırılmaktadır. Sevgili seks yapılacak cinsel obje, kız arkadaş sevgili olmaya aday eğlence nesnesi, ev hanımı evinde sıkılan ve disko gibi yerlere gidince can sıkıntısı geçmeye başlayan kişilerdir. Anne ve baba figürünün neredeyse hiç olmaması parçalanan aile yapısına bir darbe de müzik tarafından vurulmasını ifade eder. Çünkü popüler müzikte yitik değerleri savunmak ya da değerleri geliştirmek gibi bir kaygı yoktur. Onun arabası var ama ruhu yok parçasında bile iki sevgili cilveyle dans edip sevişmektedirler. Eğlence ve haz kültürünü yaşayan ve bu kültürü yaşatmak için kullanılan bir meta olarak kullanılmaktadır kadın.?

İLLUMİNATİ VE MÜZİK ENDÜSTRİSİ

Müzik sektöründe küresel anlamda tahmin edilenlerden çok daha büyük ve tehlikeli oyunların oynandığına da değinen Uzman KURUÇAY bu konuda çok ciddi projelerin hazırlandığını ve uygulamaya konduğunu belirterek: ?1960?lı yıllarından beri ABD'de bir çok ünlü sanatçı denek olarak kullanıldı. Monarch zihin kontrolü ve  Mk Ultra gibi projelerle Britney spears, Christina Aguilera, Lady Gaga, Riahanna ve Justin Timberlake gibi birçok ünlü sanatçı kullanıldı ve halen kullanılmaktadır, dedi.

 Ülkemizde Yonca EVCİMİK'in de bir proje sonucunda ortaya çıktığını belirten eğitimci KURUÇAY, bu sanatçının genç nesillerin ahlaki yozlaşmalarında müziğin bir Truva atı olarak nasıl kullanılacağının prtotipi olarak kullanıldığını ve bu projenin tutmasıyla beraber gençlerin yeni müzik İLAH(!)larını ve onların yaşam tarzlarını benimsemeye hazır hale getirildiğini ifade etti.

Oysa ekranlar aracılığıyla gençleri büyüleyen starların gerçekte ne kadar aciz, mutsuz ve zavallı olduklarını Tarkan örneğiyle anlatan Kuruçay dinleyicilere şu soruyu sordu: ?istediği ve isteyebileceği her şeye! sahip olan Tarkan gibi bir sanatçı neden 6 yıl psikolojik tedavi gördü ve uyuşturucu kullandı?

Dinleyicilerin görüşlerinin alınmasından sonra sorunun Tarkan?ın da dâhil olduğu yaşam tarzında olduğunun altı çizildi. Yasin Kuruçay aşağıdaki sözleriyle seminerinin birinci bölümünü bitirdi:

?Modern yaşam tarzı onca lüks ve şatafatına karşın insan ruhuna hitap etmediği için insanı mutlu edememekte, bilakis birçok sorunun da kaynağını oluşturmaktadır. Çözüm ise ahlakımıza ve inancımıza uygun bir yaşam tarzında yatmaktadır.. Çünkü ?Kuran?da belirtildiği gibi ?kalpler nacak Allah?ın zikriyle(Kuran?la) tatmin olur.? Ancak bu zikrin sadece Allah'ı anmak değil, sadece tespih çekmek, namaz kılmak değil, Kuran?ın istediği insan olmakla mümkün olduğunu da unutmamak gerekir.

Bir sonraki hafta müziğin olumlu yönleri ve zararlı müziğin etkilerinden çocuklarımızı nasıl koruyabileceğimize ait çözüm önerilerimizle devam edeceğiz.?

IMG_1092.JPG

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim