Aile Akademisi Genç Gönüllüler STK ve Kamu Gençler İçin Buluşuyor ve ‘Dünden Yarına Gençlik Çalışmaları Çalıştayı’na katıldı.


fshbsfns_650x450.jpg



Aile Akademisi Genç Gönüllüler STK ve Kamu Gençler İçin Buluşuyor ve ‘Dünden Yarına Gençlik Çalışmaları Çalıştayı’na katıldı.

Aile Akademisi STK’lar ve Kamu Gençler İçin Buluşuyor Projesi/STK KAGEP ve Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Çocuk ve Genç Platformu/T-STK ÇOGEP ‘ kapsamında yapılan ‘Dünden Yarına Gençlik Çalışmaları Çalıştayı’na katıldı. Çalıştay, Kamu-STK Ortak Çalışması İçin İlkeler, Çocuk ve Gençlik Alanında Faaliyetler ve 15 Temmuz Sürecinden Sonra STK’ların Rolü,  Gençlerin STK’larda Aktif Rolü konulu üç oturumdan teşekkül olan çalıştayda Aile Akademisi olarak 1. ve 2. oturuma katıldık. Birçok ilden katılmış olan STK’ların tanıtımlarını yapmalarının ardından çalıştaylar başladı. Çalıştay konuları ile alakalı öncelikle tespitler yapıldı ve öneriler istişare edildi. Toplantıya Genç Gönüllüler adına Hümeyra Bektaş ve Sümeyra Demiryürek katıldı.

Sunduğumuz ilke ve öneriler aşağıda bulunmaktadır:

A. GENEL İLKELER VE İŞLEYİŞLE İLGİLİ ÖNERİLER

1. STK’lar ismi üzerinde sivil yapılardır. Sivil olarak ve sivil kalarak kendi imkânlarıyla devletten talep eden değil üreten ve planlayan bir yapı ile çalışmalılar.

2. Kamu ile ilişkilerin yürütülmesinde kurumsallığı oturtacak, istişare süreçlerini de içeren bir yapılanmaya gidilebilir. Devletin dini ve manevi konularda çalışma yapan STK’ların çalışmalarına katkısı ve desteği; bu yapıların sivil kalmasını etkilemeyecek ancak amaçlanan bir neslin yetişmesine sivil unsurların katkısını sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.

3. İslam inanç ve medeniyetinde çocukluk ve gençliğe dair bakış açısını ortaya koyan çalışmalar yapılmalı. Bu çalışmalar gençlikle ilgili İslami değerlerin liberal düşüncelerle ortak ve farklı yönlerini ortaya koymalı. Örneğin;

Gençlik dönemi, İslam düşünce geleneğinde modern psikolojinin aksine "problemli/sorunlu" bir dönem olarak değil, geleceği kurmak için hazırlıkların yapıldığı, öğrenme ve araştırma şevkinin yoğun olduğu bir dönem olarak görülmektedir. Çalışmalarımız geleceğin ailelerini kuracak gençlerimize modern dünyanın olumsuzluklarına karşı direnme ve derinlikli çalışma bilinci vermeyi amaçlamalıdır. Bu konuda “ İslam’da Gençlik ” ile ilgili bir projeyi TÜRAP olarak bağlı tüm ilerde uygulayabiliriz. Ve hatta MEB, Diyanet İşleri Başkanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü gibi kurumlar ile paydaş olarak ülke çapında uygulayabiliriz.

Proje, popüler pedagoji ve kültürün 5 temel argümanına karşı, medeniyet ve inanç değerlerimize dayalı 5 alternatif ilkeyi ön plana çıkarabilir. Bu başlıklar aşağıdaki şekilde:

  • Özgüvene karşı Değerlere Güven
  • Özgürlüğe karşı Erdem
  • Birey(ciliğ)e karşı Toplum ve Aile
  • Hazza karşı Anlam ve
  • Kariyere karşı Amaç Bilinci

Günümüzde pek çok çalışmada hazzın depresyona, kariyerin modern köleliğe, özgürlüğün cinsel ve ahlaki sömürüye, özgüvenin narsizme ve şiddete, bireyciliğin yabancılaşmaya neden olduğunu gözlerimizin önünden kaçırıyorlar. Bu konuda yapılacak bir çalışma ülke çapında etkili olabilecektir.

4. Bunca âlim, hoca ve akademisyenden oluşan STK’ların 15 Temmuzu görememeleri, FETÖ ile ilgili hükümeti uyarmamaları ciddi bir eksiklik. Bunun temel sebebi STK’ların çoğunda pozitif eleştiri ve iyiliği emredip kötülükten nehyetme kültürünün oturmaması. Körü körüne itaat ile saldırganlık arasında mutedil bir eleştirel analiz tüm STK’larda yaygınlaştırılmalı.

5. İslami camialar toplumdaki olumsuzluklara tepki veriyor; nitelikli, toplumu ve gençliği değiştirmeye dönük çalışmalar yapmıyor. Olumsuz program ve yayınlara tepki veren değil, olumsuzluğu ortadan kaldırmaya yönelik temelli çalışmalar yapılmalıdır.

6. İslami camialar dinini Kuran ve sünnetten değil hocalardan öğreniyorlar. Bu da bilgi ve bilinç eksikliğine ve Fetö gibi terör örgütlerine yönelmelerine neden oluyor. Bunun için farklı çalışma ve kampanyalar yürütülebilir.

7. Gençlerde, saydığımız problemlerin oluşmasında en büyük etkiye sahip olan medyanın ciddi gözetimlerden geçmesi gerekmektedir. Özelikle televizyon programlarının sorgulanması, RTÜK’ün bu konuda yapılandırılması gerekiyor. Ekranlarda bunca ahlaksızlık ve olumsuzluk varken RTÜK’ün görevini hakkıyla yerine getirebildiğini söylemek zor. Bunun için olumsuz programlar için mesaj atmak gibi etkisi düşük tepkiler vermek yerine, RTÜK’ün ilkelerinin ve çalışma şartlarının toplumun değerler sistemini önceleyen bir yapıda yeniden reorganize edilmesi için TÜRAP öncülük edebilir.

8. Gençler ve çocuklarla ilgili olarak Türkiye’nin her yerine düşündürücü afiş ve billboardlar asılabilir.

9. Türkiye çapında TÜRAP öncülüğünde evlilik ve kariyer beklentileri anketi uygulanabilir. Gençlerin geleceğe dair bakış açıları öğrenilmiş olur ve yapılacak çalışmalar buna göre planlanabilir.

10.15 Temmuz gecesi dini inançlar bize bu direnişte dini bir motivasyon kaynaklarının ne kadar önemli olduğunu ve mücadele ruhunu dirilttiğini gösterdi. O halde toplumumuza, gençlere İslam’ı Kuran ve sünnete dayalı kaynaklardan öğrenmelerini ve bu konuda bilinç geliştirmelerini sağlayacak resmi, sivil ve yarı resmi tüm kanalların yeniden ve hızlıca kurulması gerekmektedir. Dini inancı tümüyle resmi önlem ve planlamalara havale eden çabaların uzun vadede ciddi riskler doğuracağı unutulmamalı ve bu tür çabalardan vazgeçilmelidir.

B. EĞİTİM SİSTEMİNE YÖNELİK ÖNERİLER

11.İçimiz acıyarak söylememiz gerekir ki okul süreci çocuklarımızın ahlak ve karakterini düzeltmiyor. Aksine tertemiz, ana kuzusu masum yavrularımız yıllar geçtikçe yalan, kopya, küfür, argo, sigara gibi birçok olumsuzluğu okullarda öğreniyor. Çocuklarımız okullarda daha dindar da olmuyorlar. Din kültürü dersleri, din ile ilgili kültürel/folklorik değerleri öğretiyor sadece. Çocuklarımız ilkokuldan üniversiteye kadarki 10 yıllık sürede İngilizceyi konuşacak kadar dahi öğrenemiyorlar. Genel kültürleri inanılmaz derecede zayıf. Yoğun müfredatı ezberlemekten önemli meselelere vakit kalmıyor. Çocukların zihinsel becerileri eğitimin ezberci ve bilgi yüklü olması nedeniyle köreliyor. Dolayısıyla;

12.Eğitim öğretim müfredatının sadeleştirilmesi ve ahlaki, dini gelişim alanlarını da kapsayacak şekilde çalışmalar ve öneriler yapılması gerekmektedir.

13.MEB ile eğitim programlarının yapılandırılmasında yukarıda saydığımız modern pedagoji ve bilimin temel kavramlarına, kendi inanç ve medeniyet değerlerimize dayalı alternatif kavramlarımızı öneren bir çalışma yapılabilir. STK’lar bu işin öncülüğünü yapar, gençler de bu çalışmada aktif sorumluluk alırlar.

C. ÇOCUK- GENÇ İLE EBEVEYN İLİŞKİSİNE DAİR ÖNERİLER:

14.Liberal çalışmalarla terk edilen anne babaların çocukları üzerindeki eğitici etkisi yeniden oluşturulmalı. Anne babalar, çocuklarının dünyasını ve ahiretini uzmanların neoliberal ve ruhsuz modern tavsiyelerinin altında riske atmamalılar. Zira bu modern tavsiyeler 100 yıldır batı toplumunun çocuklarını ve alileri daha iyi bir hale getirmedi. Eğitim bir toplumun değerlerinin ve insani koşullarının çocuklara aktarılmasıysa bunu en etkili ve ilk yolu ailedir/evdir. Ailelerin çocuklarının kişiliklerinin oluşmasında etkili olabilecekleri eğitim çalışmaları, seminerler ve sertifika programları uygulanabilir. STK’lar bu konuda çalışmalar yapabilirler.Çalıştay raporlarının sunumunun artından program sonlandırıldı. Çalıştay sonucundan çıkan ilke, tespit ve öneriler aşağıda bulunmaktadır:

ÇALIŞTAY SONUÇLARI

“Kamu-STK Ortak Çalışması İçin İlkeler Çalıştayı”

T.C. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve T.C Aile ve Sosyal Politikalar Eski Bakanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan moderatörlüğünde gerçekleşen çalıştaya, İstanbul, Konya, İzmir, Kocaeli, Diyarbakır illerinden çocuk/genç alanında çalışan 24 kişi iştirak etti.

1. Kamu ve STK’lar arasındaki ilişki mevzuata dayalı hale getirilmeli, işbirliğini sağlayacak sorumlu bir birim oluşturulmalı, bu birimin bütçesi, mevzuatı ve denetlenebilirliği olmalı,

2. Kamunun ürettiği ve özellikle STK’ları ilgilendiren hizmetler ve süreçler konusundaki bilgiler ulaşılabilir olmalı, kamu kurumları strateji planlarına STK’lar ile yapılacak işleri dâhil etmeli,

3. İllerde Dernekler Müdürlüğünün kapasitesi artırılmalı ve İl Dernekler Müdürlüğünün faaliyetleri STK’ların lehine olmalı,

4. 5253 sayılı Dernekler Kanunu, platform, hareket vb. oluşumları da kapsayacak şekilde revize edilmeli, STK’ların güçlenmesi ve güvencelerinin oluşmasında kamusal alt yapı sağlanmalı,

5. Kamu şeffaflaşmalı; izlemede daimilik ve süreklilik esas alınmalı, kamu hizmetlerinin denetlenmesi sürecine STK’lar dâhil olmalı, kamu içinde STK’ların temsilcilerinden bir danışma kurulu oluşturulmalı,

6. Devlet, STK’lara liyakat ve kapasiteleri doğrultusunda katkı sağlamalı, sürdürülebilir projelere destek olmalı, hibe programlarında aksayan yönler tespit edilip giderilmeli,

7. Spor alanında hâkimiyet sadece kamu elinde olmamalı; STK’ların önü açılmalı, STK’lara bu yönde rehberlik edilmeli, bu konudaki mevzuat eksiği giderilmeli,

8. STK-Kamu işbirliği alanlarında kalite akreditasyon çalışmaları yapılmalı,

9. İhtiyaç duyulan alanlarda STK’ların insan kaynağına yönelik kamu tarafından desteklenen eğitim organizasyonları gerçekleştirilmeli,

10. Zorunlu örgün eğitim müfredatına sivil toplum, insan hakları örgütlenme ve katılımcılık vb. konuları yerleştirilmelidir.

“Gençlerin STK’larda Aktif Rolü Çalıştayı”

Dr. Havva Sula’nın moderatörlüğünde gerçekleşen çalıştaya İstanbul, Konya, Malatya, Kocaeli illerinden çocuk/gençlik alanında çalışan 18 kişi iştirak etti.

1. Tespit: Gençler, aidiyet duygusu, kimlik arayışı/bunalımı, idealist olmak, duyarlı olmak, aktif olmak gibi sebeplerle STK’lara ulaşmaktadır. Aynı zamanda özgürlük, bağımsızlık, adalet kavramları da gençlerin STK’larda aktif rol almasını sağlamaktadır.

Öneri: Gençler, STK’lara bir amacı gerçekleştirmek ya da bir soruna çözüm aramak için çağırılmalı ve önlerine somut ve ulaşılabilir hedefler konmalıdır. İdeallerini ve düşüncelerini ifade etmeleri için gençlere söz hakkı verilmeli, aykırı gelen en küçük durumlarda gençler eleştirilmemelidir.

2. Tespit: Bazı gençler STK çalışmalarına meslek hayatlarında ve diğer çalışmalarında gerekli bilgi ve becerileri kazanmak, yetkinliklerini artırmak için katılmaktadır. Lise ve üniversitede STK çalışmalarına katılanlar mesleki hayatlarında daha başarılı olmaktadır.

Öneri: Gençlere iş yürütme becerilerini geliştirmek için sorumluluk ve yetki verilmelidir. Verilen işlerin sonucunda değerlendirme yapılmalıdır. Gençlere yeni deneyim alanları açılmalıdır.

3. Tespit: Gençlerin STK’lara başvurma sebeplerinden biri de işe yaradığını hissetmek ve fayda sağlamaktır.

Öneri: Gençlere STK’larda istedikleri ve yetkin oldukları alanlarda yetki ve sorumluluk verilmeli, yapılan çalışmaların sonuçlarıyla ilgili mutlaka geri bildirimde bulunulmalıdır.

4. Tespit: Gençler STK’lara burs, yurt gibi ‘çıkarlar’ için gelmektedir. Kuruluşlar da bu amaçla gelen gençler için belirli kurallar koyarak onları bazı şeylere zorunlu bırakmaktadır. Gençlerin, STK aktivitelerine katılımı zorunlu tutulmamalıdır. STK’lar, gençlerin ilgi duyacakları farklı aktiviteler düzenlemeli ve bazı aktivitelerin sonucunda da katılım belgesi vermelidir.

5. Tespit: STK’larda kurum içi demokrasinin işlememesi nedeniyle gençler genellikle hiyerarşisi az olan STK’ları tercih etmektedir. Gençlerin en çok katılım sağladığı sivil alan üniversite topluluklarıdır.

Öneri: Gençlerin kendilerini anlatmalarına fırsat tanınmalı ve aykırı düşünceleri tolere edilebilmelidir. Karar mekanizmalarına gençler dâhil edilmeli, yönetim kurullarında en az bir genç yer almalıdır. STK’ların üst kademe yöneticileri, gençler için ulaşılabilir olmalıdır. Tepeden inme görevlendirmeler yapılmamalıdır.

6. Tespit: Kuruluşların kemikleşmiş yapılarında gençler bulunmamakta ya da belli yaş üstündeki üyelerin fazlalığından ötürü gençlere yer açılamamaktadır. Gençlerin olmadığı toplantılarda gençler hakkında kararlar alınmaktadır.

Öneri: Karar mekanizmalarına gençler dâhil edilmeli, yönetim kurullarında en az bir genç yer almalıdır. Gençler sadece iş yapan, görüş bildiren konumunda değil, karar veren konumunda olmalıdır.

7. Tespit: Gençlerin STK’lara aktif katılımı kısa sürmektedir. Gençler bir çalışmaya başlamadan önce oldukça heyecanlı ve istekli olabilmektedir. Mesela çalışmalar 50 genç ile başlanıp 10 genç ile bitirilebilmektedir.

Öneri: Gençler, projelerin yazımından uygulanmasına kadar tüm kademelerine dâhil edilmeli, onlara aktif görevler verilmeli ve sonuçlar mutlaka değerlendirilmelidir.

8. Tespit: Bazı gençler çevre edinmek için STK’lara gelmektedir.

Öneri: Çevre edinmek için gelen gençlere halkla ilişkiler vb. işler verilerek onlara sosyal çevrelerini genişletecek yetki ve sorumluluklar sağlanmalıdır. Farklı sosyal çevrelerden kişiler STK çalışmalarına davet edilerek bu gençlerin onlarla tanışması sağlanmalıdır.

9. Tespit: Gençler çare aradıkları dertleri olmadığı için STK’lara ihtiyaç duymamaktadır.

Öneri: Çözüm aranan farklı sorunlar, kitle iletişim araçları ve sosyal medya aracılığıyla dile getirilmelidir. Çünkü gençlerin STK’larda aktif rol almasında en çok sosyal medyanın etkisi vardır. Her 10 gençten biri STK’larla sosyal medya aracılığıyla tanışmaktadır.

10. Tespit: Gençler sivil ve bağımsız olmadıklarını düşündükleri için STK çalışmalarına katılmamaktadır.

Öneri: STK’lar siyasi yapılanmalardan bağımsız olmalı, görüş ve çalışmalar konusunda dikkatli olmalıdır.

11. Tespit: Genç eşittir öğrenci olarak algılanmaktadır ve çoğunlukla sadece öğrencilere yönelik projeler gerçekleştirilmektedir.

Öneri: Gençlik alanında çalışan STK’lar sadece öğrencilere değil, dezavantajlı ya da zor koşullarda yaşamını sürdüren gençlere de projeler yapmalıdır. Örneğin; 15 yaşında konfeksiyonda çalışan gençler.

12. Tespit: STK’lar kuruluşlarında ve çalışmalarında süreklilik sağlayabilmek için aralarında gençlerin de olmasını istemektedirler.

Öneri: Gençler tüm süreçlere dâhil edilerek onlara her kademede yetki ve sorumluluk verilmelidir. Gençler küçük yaştan itibaren STK faaliyetlerine götürülmeli, gözlemci olmaları sağlanmalı, usta/çırak ya da hamilik sistemi işletilmelidir. Kurucular ve eski üyeler aşamalı olarak yönetim ve karar mekanizmalarındaki yerlerini gençlere bırakmalıdır. STK’larda çalışan ebeveynler STK’lardaki sorunları çocukların yanında sürekli olarak konuşmamalı, STK çalışmasına özendirici güzel yanları da anlatmalıdır.

13. Tespit: STK yöneticileri, kendi düşüncelerini, ideallerini, tecrübelerini gençlere aktarmada sıkıntı yaşamaktadırlar.

Öneri: Gençlerin iletişim dili öğrenilmelidir. Gençlerle, onlarla iyi iletişim kuran kişilerin çalışması öncelenmelidir. Gençlerin kullandığı iletişim yöntemlerine ve teknolojik araçlara hâkim olunmalıdır. (Örnek: Twitter)

14. Tespit: Bazı STK’lar prestij kazanmak, gençleri kontrol etmek veya istedikleri gibi bir gençliğe ulaşmak için gençlerle/gençlere yönelik çalışmaktadır.

Öneri: Gençler sadece bir sembol, bir nesne olarak görülmemeli, tüm süreçlere dâhil edilerek faaliyetlerde ortak olarak kabul edilmelidir. Gençleri birçok sorunun nedeni ya da toplumun tek umudu gibi gören toptancı ve ön yargılı yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Yaş bir ayrımcılık nedeni olarak kullanılmamalıdır.

“Çocuk ve Gençlik Alanında Faaliyetler ve 15 Temmuz Sürecinden Sonra STK’ların Rolü Çalıştayı”

Eğitimci Biyolog Habibe Keleş moderatörlüğünde gerçekleşen çalıştaya Malatya, Karaman, İzmir, Ankara, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Samsun illerinden çocuk, genç alanında çalışan 22 kişi iştirak etti.

1. Eğitim kurumlarının nitelikli insan yetiştirmede son derece önemli bir fonksiyonu bulunmaktadır. 15 Temmuz süreci değerlendirildiğinde eğitim kurumlarına yönelik bazı önlemler alınması gerektiği görülmektedir:

a. Eğitim hayatı boyunca salt teorik bilgiye odaklanmadan, gençlerin ruh ve duygu dünyalarına hitap edecek çalışmalar yapılmalı, sorgulayan ve farkındalık düzeyi yüksek gençlerin yetişmesi hedeflenmeli,

b. Okullarda sanat ve spor derslerinin işlevselliği arttırılmalı ve gençlere ulaşmak için bu dersler yöntem olarak seçilmeli,

c. Okullarda rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gençleri tanıma, birebir iletişimi kuvvetlendirmeye yönelik olmalı ve bu çalışmaların sürekliliği sağlanmalı,

d. Eğitimciler kendilerini güncelleyebilecekleri fırsatlara kolay ulaşabilmeli,

e. Eğitim kurumları ile STK’ların ortak çalışmaları teşvik edilmeli ve STK’lara bu noktada imkan sağlanmalı,

f. Gençlerle yapılan çalışmalarda ve eğitim kurumlarında dinin anlatılmasında doğru dil oluşturulmalı ve doğru din eğitimi ve inancın bir ihtiyaç olduğunu gençlere kavratacak sistemler oluşturulmalı,

g. Kur’an Kurslarında öğreticiler pedagojik formasyon sertifikasına sahip olmalı; bu kurumlardaki sosyal imkanlar artırılmalı,

h. Eğitimciler sosyal girişimcilik ve sivil toplum kuruluşları çalışmaları hakkında bilgilendirilmeli,

i. Pratiğe dönmemiş bir öğretimin davranış oluşturmayacağı gerçeğinden hareketle, davranışa yönelik eğitimin önemi her zaman gündemde tutulmalı,

j. Okul sonrası öğrencilerin STK’larda aktif olarak yer alacağı sistemler oluşturulmalı

2. Gençlerin, politika üretim sürecine dâhil edilmesi için kolaylıklar sağlanmalı,

3. Tiyatro ve drama eğitimleriyle, gençlerin duygularına hitap etmenin önemi kavranmalı,

4. STK’lar, gençleri aile bütünlüğü içerisinde değerlendirmeli, eğitim ve projeler bu kapsamda düzenlenmeli,

5. Gençleri yetenekleri doğrultusunda spor ve sanatsal faaliyetlere yönlendirmek için STK’lar aracılığıyla okullarda tanıtım ve etkinlikler yapılmasına zemin hazırlanmalı,

6. Ulaşılabilirlik ve imkân açısından avantajlı olan Bakanlık kamplarından daha çok gencin faydalanmasına yönelik organizasyonlar yapılmalı,

7. STK’lar sahalarında uzmanlaşmalı, uzmanlaşmış STK’lara başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere sertifikasyon konusunda yetki verilmelidir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim