Sümeyra Demiryürek yazdı;BU DÜNYAYA BOYUN EĞENLER VE ONA HÜKMEDENLER ÇOK FARKLI / CİNSİYETSİZ TOPLUM ve K-POP


1.jpg

BU DÜNYAYA BOYUN EĞENLER VE ONA HÜKMEDENLER ÇOK FARKLI / CİNSİYETSİZ TOPLUM ve  K-POP

 1990’ların sonundan itibaren Güney Kore’den yayılan “Hallyu” dalgası, 2010’lu yıllara geldiğimizde başta Asya olmak üzere Orta Doğu, Avrupa ve Amerika’yı etkisi altına almayı başarmıştır. Bugün Hallyu’nun en güçlü unsuru ise K-Pop’tur. Kore Pop müziğini diğer ülkelerde bilindik pop müzik kültüründen ayıran faktörler bulunmaktadır. Ancak teknik ve özellikle görsel açıdan farklı olması tek başına K-Popun başarısını açıklayamamaktadır. Özellikle son yıllarda K-Popun arkasında güçlü bir şekilde duran küresel kurum ve kuruluşların varlığı da dikkate değerdir. Bu küresel kuruluşların siyasi ve kültürel ayağında büyük bir destekçi olarak öncelikle Güney Kore hükümeti ardından BM, ve UNICEF bulunmaktadır.

Eylül 2018’de BTS, 73. BM Genel Kurulu’nda UNICEF’in “Sınırsız Nesil” kampanyası için bir konuşma yapmak üzere toplantıya davet edilmiştir. Daha önce UNICEF’le ortak projelere imza atan BTS, buradaki tarihi konuşmasıyla (BM’de konuşma yapan ilk Güney Koreli sanatçılardı) büyük bir ilgi ve beğeni toplamıştır.[1] Öyle ki, bu konuşma metni, Kore’deki bazı liselerde yazılı sınavlarda bile kullanılacaktır.[2] Ancak kampanyanın ismiyle BTS lideri RM’in konuşmasında yer alan ifadeler bir hayli manidardır.

“No matter who you are, where you are from, your skin color, your gender identity, just speak your self. Find your name and find your voice, by, speaking yourself.”    RM, BTS

 

“Kim olduğun, nerede olduğun, ten rengin, cinsel kimliğin, bunların hiçbiri önemli değil.  Sadece kendini anlat. Kendinizle konuşarak adınızı ve sesinizi bulun.”

Bu sözler “sınırsız nesil” için BTS’nin verdiği birkaç tavsiyedir. Ancak BM’nin bu konuşma için bir K-Pop grubunu seçmesi tesadüf değildir. Nitekim BTS, bu sözleri aynı zamanda temsil eden bir özelliğe de sahiptir. BTS üyeleri eşcinsel olmasalar da LGBTİ bireylere destek vermektedir. Sadece BTS değil, birçok K-Pop grubu LGBT bireylere destek vermekte ve konserlerinde LGBT bayrağı açmaktadır.[3] Elbette bu tür faaliyetler sadece K-Pop sanatçıları tarafından yapılmamaktadır. Ancak 2000’li yıllardan itibaren Amerikan-Popunun yerini hızla K-Popun alması ve dünyanın birçok yerinde gençler tarafından takip edilmesi “Cinsiyetsiz Toplum” fikrinin daha kolay kabul görmesi açısından K-Popun bir araç olarak kullanıldığını düşündürmektedir. Çünkü K-Pop, müzikal açıdan dünyadaki düğer pop müzik şarkılarından gözle görülür bir üstünlüğe sahip değildir. Ancak diğer türlerden daha popüler olması ve özellikle alışılmışın dışında “renkli saçlara, ağır makyajlı yüzlere ve daha feminen giyim ve tavırlara” sahip erkek şarkıcıların bu sektörün vazgeçilmez bir unsuru olması, cinsel yönelim özgürlüğüne ilişkin eylemlerde öncü seçilmelerinde büyük bir etkendir. Buna K-Pop Herald’da yer alan “K-Pop yıldızları lüks markalarla unisex eğilime yön verdi” başlıklı haber örnek olarak verilebilir.[4] Haberde BIGBANG üyesi G-Dragon “örnek şarkıcı” olarak yer almaktadır.

“Herkesten önce, asıl adı Kwon Ji-yong olan G-Dragon var. Chanel şovlarında uzun süre önce öne çıkan bir figür olmuştur ve kısa süre önce çıkan Karl Lagerfeld'in favorisi ve marka Fransız lüks evinin elçisidir. Şubat ayındaki askere alımdan önce, bir kadın tüvit ceketini, inci ve zincir kolyesini, Chanel kamelyası broşunu, tüylü şapkasını ve markanın moda şovlarındaki büyük boy tonlarını ekleyerek ve onlara sokak giyim markalarını karıştırarak kendi tarzını ortaya çıkardı. Chanel hiçbir zaman resmen tam bir erkek giyim koleksiyonu üretmedi, ancak G-Dragon’un cesur görüntüsü, Chanel’in tek bir cinsiyetle sınırlı olmadığını kanıtladı. G-Dragon, Dazed’e verdiği röportajda ‘Birkaç yıl önce, Chanel’in bir kadın markası olduğunu düşünüyordum, ancak ben de sıskayım, kadınların eşyalarını da giyebilirim - bu yüzden Chanel'in unisex olduğunu düşünmeye başladım. Çünkü malzeme kalitesi çok iyi ve detaylı. Ben gerçekten detaylara ve formlara uygunum. Aslında şu an bir kadın eşyası giyiyorum. Chanel giydiğimde sadece kıyafet giymediğimi hissediyorum, Chanel giyiyorum.’ dedi.”

Haberde yer alan Chanel markasının eski sahibi Karl Lagerfeld “cinsiyetsiz” özellikler içeren kıyafet tasarımlarıyla bilinen ünlü bir modacıdır. Kendisi de bir homoseksüel olan Lagerfeld’în ürettiği kıyafetleri birçok ünlü sanatçı girmiştir. Büyük bir servete sahip olmasını sağlayan Chanel, sıra dışı ve LGBT özellikler içeren temalara sahiptir. Chanel’in tasarımlarını kullanan yalnızca G-Dragon değildir. Birçok Koreli sanatçı bu markalara modellik yapmanın yanında konserlerinde de kullanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      BTS “Love Yourself: Answer”  albümü consept fotoğrafı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BTS’den V, Palomo Spain’e (cinsiyetsiz bir marka) ait bir giysiyi konserde giymişltir.

 Dile getirmek istediğimiz şey K-Popun aslında çok kalitesiz bir müzik alt yapısına sahip olduğu, sadece “kız” gibi görünen erkekler nedeniyle popüler olduğu değildir. Üstün yeteneklere sahip ve oldukça nitelikli müzik yapan birçok Koreli sanatçı mevcuttur. Ancak özellikle K-Pop sanatçıları yeteneklerinden ziyade “cinsiyetsizliği özendiren” ve “kız-erkek” ayrımını ortadan kaldıran görüntüleriyle ön plana çıkarılmakta/kullanılmaktadır. Cinsiyetsiz bir toplum oluşturmak isteyen, bunun için siyasi, kültürel ve finansal destek sağlayan Koreli şarkıcılar değildir. Onlar birçok insan gibi kapitalist özgürlük anlayışını benimsemelerinden dolayı, ahlakın ve din ve geleneğin ortaya koyduğu sınırların tamamen ortadan kalması için uğraşanlara, bunun yolunu açmakta ve kolaylaştırmaktadırlar. Burada asıl mesele Koreli erkek şarkıcıların saçlarını boyaması değildir. Kore müzik dünyası ya da Koreliler de değildir. Burada asıl mesele müzik dünyasını kullanarak cinsiyeti belli etmeyen giyim tarzının kabul görmesini ve cinsel kimliğe ilişkin yargıların kökten değişmesini isteyen küresel şirket ve patronların  K-Popu bir araç olarak kullanmasıdır.

K-Pop grubu B.A.P’in “What The Hell” isimli şarkısında geçtiği gibi; “Birçok düğüm gerçeği gizliyor. Bahanelerden bir maske takıyor ve tarafsızlık adı altında tek tek yalnız bırakıyor. Ortada bir suçun olup suçlunun olmaması mantıklı mı? Bu gerçeklikte görünmez eller nasıl isterlerse seni öyle hareket ettiriyor. Gerçek gömülüyor. TV ve radyo skandallarla gözlerini örtüyor. Bu dünyaya boyun eğenler ve ona hükmedenler çok farklı.”

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim