TÜRKİYE’NİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLMESİ İÇİN STK’LARDAN GELEN ÇAĞRILAR ARTIYOR


aileleri-yikan-istanbul-sozlesmesi-tbmmde-26-dakikada-kanunlastirilmis-2c1d4534.jpg

TÜRKİYE’NİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLMESİ İÇİN

STK’LARDAN GELEN ÇAĞRILAR ARTIYOR

Ak Parti Genel Başkan Vekili Sayın Numan Kurtulmuş’un 2 Temmuz 2020 tarihinde katıldığı bir televizyon programında İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılabileceğine dair açıklamalarının ardından ülke genelinde çeşitli sivil toplum kuruluşları sözleşmeden çıkılmasına destek veren açıklamalar yaptı.

106 üyesi, 50 işbirliği ve ortak program platformu bulunan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Av. Hamza AKBULUT Sayın Numan Kurtulmuş'un İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış açıklamasına 06.07.2020 tarihinde yayınladığı basın bildirisi ile destek verdi.

Bildiride “Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde dâhil olduğumuz İstanbul Sözleşmesi’nin 6 yıllık uygulaması neticesinde, aile yapımız güçlenmediği gibi aile cinayetleri de kamuoyunun gündeminden düşmemiştir.” dendi. Uluslararası antlaşmalar üzerinden, batı toplum sosyolojisi içinde üretilen metinlerin, ülkemizde yapılan yasal düzenlemelerle norm haline getirilmesinin toplumsal çatışmalara davetiye çıkardığı ifade edildi. Şiddet ve geçimsizliğin toplumun ortak düşmanı olduğunun vurgulandığı bildiride, İstanbul sözleşmesi üzerinden ülke gündemine gelen aile kurumumuz için, nitelikli ve güncel çalışmaların üretilmesine ihtiyaç olduğu dile getirildi.  Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı üye kuruluşlarıyla birlikte, aile değerlerinin korunup, geliştirilmesi için ilgili tüm kurum, kuruluş ve uzmanları koordinasyon içinde çalışmaya davet etti.

Açıklamanın tamamını okumak için: https://www.tgtv.org/304stanbul-soumlzle350mes304nden-ccediliki350-m304l...

***

Bir diğer açıklama ÖNDER İmam Hatipliler Derneği ve Türkiye Gençlik Vakfı’ndan (TÜGVA) “İstanbul Sözleşmesi’nin Dayatmalarını Reddediyoruz” başlığıyla geldi. İstanbul özleşmesi’nin çözüm uygulamalarının aile içi şiddeti sona erdirmediğinin, aile yapısını iyileştirici ve onarıcı uygulamalar getirmediğinin net bir şekilde ortaya çıktığının ifade edildiği açıklamada, bu nedenle Türkiye’nin bu sözleşmeden çekilmesi talep edildi. Ailenin korunmasının, aile içi şiddete karşı taviz verilmeksizin kadın ve erkek, şiddet mağduru tüm bireylerin toplumun beklentilerine uygun iç hukuk mevzuatıyla korunmasının elzem olduğu vurgulandı.

Açıklamada “…aileyi oluşturan kadın ve erkeğin her tür hak ve hukukunun korunması gerektiği açıktır. Aile içi ve aile dışı, ne olursa olsun, şiddetin her türlüsünü reddediyoruz. Her bireyin hakkını ve hukukunu koruma noktasındaki düşüncemiz konu kadın ve çocuklar olduğunda daha da belirginleşiyor. (…)Şiddete uğrayan bireylerin haklarının korunması amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesini inanç, gelenek ve değerlerimizi yok sayan dayatmalardan dolayı reddediyoruz. Şiddetin yaşanmaması ve şiddete uğramış bireylerin korunması temel kabulümüzdür ancak bu konunun uluslararası sözleşmelerden ziyade içhukuk yollarıyla teminat altına alınması gerektiğini düşünüyoruz. (…)Sözleşmenin temel ahlaki değerlerimizle örtüşmeyen “toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim” konusundaki dayatmaları kesinlikle kabul edilemez. Toplumsal cinsiyet rollerinin reddini içeren belge geniş anlamda değerlendirildiğinde marjinal grupların propaganda gücünü arttırmış ve bu düşüncelerin toplumda normalleşmesine kapı aralamıştır. (…)Aile-toplum yapımızla örtüşmeyen cinsiyetsizlik ve bir kısım lobilerin dayatması olan bu sözleşmeden Türkiye imzasını çekmelidir. Bu konuda atılacak adımları destekliyor ve bir an önce harekete geçilmesini istiyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Aynı açıklama TÜGVA sosyal medya hesaplarından “Kadına yönelik şiddetin her daim karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi ile ilgili duruşumuz ve tavrımız nettir. TÜGVA olarak konu hakkındaki görüşlerimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.” ifadesi ile paylaşıldı.

Açıklamanın tamamını okumak için:

ÖNDER:https://onder.org.tr/tr/Haber/istanbul-sozlesmesinin-dayatmalarini-reddediyoruz-hbeddcc

TÜGVA: https://twitter.com/tugvaTR/status/1281128460119932928

***

Farklı dünya görüşlerinden ve çeşitli siyasi partilerin seçmenlerinden oluşan üyelere sahip 19 Sivil Toplum Kuruluşu,  İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını partiler üstü milli bir sorun olarak gördüğünü ifade etti ve bu karara desteğimiz tamdır dendi. Bildiride, “İstanbul Sözleşmesi’ne bağlı çıkarılan 6284 sayılı kanun, aile hukukundaki sorunların günümüzdeki ana kaynağıdır” denildi.

Açıklamanın tamamını okumak için: https://www.ekrangazetesi.com/haber/19903/stklardan-istanbul-sozlesmesin...

***

Milli ve manevi hassasiyetlere sahip olan ancak paradigma açısından geniş bir yelpazede dağılım gösteren kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşu yöneticileri, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, siyasetçiler, bürokratlar, iş adamlarından oluşan 1000’e yakın üyesi ve alt çalışma meclisleri bulunan Türkiye Düşünce Platformu Sayın Cumhurbaşkanı’na sunulmak üzere “İstanbul Sözleşmesi’ne Yönelik Hukuki ve Psikososyal DeğerlendirmeRaporu” oluşturdu.

Sözleşme maddelerin analiz edildiği raporda, sözleşme ile toplumun cinsiyet ve aile yapısını değiştirmeye yönelik fikri olguları yaşamın her alanına dâhil edilmesinin; toplumun tamamımın bu sözleşme etrafında şekillendirilmek istenmesinin amaçlandığı dile getirildi. Dünyada sözleşmeye gösterilen tepkilerin de ele alındığı raporda; ülkeler tarafından sözleşmeye getirilen eleştirilerin odağında farklı cinsel yönelimlerin meşrulaştırılmasının, toplumsal cinsiyet ideolojinin sözleşmeyle dayatılmaya çalışılmasının ve aile kurumunun zayıflatılmasının yer aldığı tespiti yapıldı.

Raporun tamamını okumak için: https://ilkha.com/files/uploads/Dosya_ad8b0ccd73.pdf

 ***

Koç, Borusan ve Sabancı holding başta olmak üzere İstanbul Sözleşmesini savunan iş dünyasına yönelik cevabi açıklama da Müsiad Kurucu Başkanı ve Türkiye Düşünce Platformu Yüksek İstişare Kurulu başkanı Sayın Erol YARAR tarafından yapıldı.  Açıklamada “Öncelikle bu durumun, sözleşmeyi okumadan ve içeriğini bilmeden, sebep ve sonuçlarını değerlendirmeden, güne uymak anlamında yapılan açıklamalardan biri olduğunu en hafifinden umuyorum.” ifadelerine yer verildi. Devamında “İstanbul Sözleşmesi kutsal bir metin değildir ve tartışılabilir. Batı dayatması olan bu sözleşme yerine bizler devlet ve millet olarak kendi kültür ve inancımıza uygun bir sözleşme yapabiliriz. Ancak bunu konuşmak yerine ‘sözleşmeye dokunmayın!’ mantığı ile hareket eden STK, basın ve iş dünyasının iyi niyetli olduğunu düşünmek zorlama bir mantık olacaktır. Kadının obje olarak en fazla istismar edildiği ve yalnızlaştığı, ailenin adeta yıkıldığı, cinsiyet kavramının tamamen bozulduğu ve her türlü sapkınlığın meşrulaştığı batı toplum değerleri ile bizim toplumsal yaralarımızı tedavi etmek mümkün değildir.” dendi.

Açıklamanın tamamını okumak için: http://www.tudp.org/istanbul-sozlesmesini-savunan-is-dunyasina/

 ***

Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi tarafından İstanbul Sözleşmesiyle ilgili yapılan yazılı açıklamada öncelikle; “Kadın, erkek, çocuk” ayrım yapmadan tüm insanlara; hayvanlara, çevreye / bitkilere karşı şiddete ve şiddetin her türüne şiddetle karşı olunduğu “amasız, fakatsız” olarak ifade edildi. Açıklamada  “Batı kültür ve medeniyetinin değerleri ve felsefesi bakış açısıyla kavramsallaştırılan, Feminizmin etkisiyle ete kemiğe bürünen, 2011 yılının Mayıs ayında İstanbul’da imzaya açıldığı için adını buradan alan, 14 Mart 2012 tarihinde onaylanan ve 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe giren “İstanbul Sözleşmesi”nin asıl adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir.(…)Hemen belirtelim ki, bu Sözleşmenin “kadına yönelik şiddetin ya da aile içi şiddetin önlenmesi”ne olumlu bir katkısı olmadığı gibi, Türkiye’de uygulanmaya başladığı tarihten itibaren kadına yönelik şiddet her geçen gün artmış ve artmaya devam etmektedir. Yapılan araştırmalar, TÜİK raporları ve İçişleri Bakanlığı’nın istatistikleri bunu göstermektedir.(…)İstanbul Sözleşmesi ve bunu referans alarak hazırlanan yasa ve yönetmeliklerde aile yapımıza, toplumsal yapımıza, değer sistemimize, kültür ve medeniyet kodlarımıza ve ahlâk sistemimize adı konmamış bir savaş ilânı vardır.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın tamamını okumak için: https://www.yenihaberden.com/istanbul-sozlesmesi-cocuksuz-aile-ailesiz-t...

***

Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşları Dernek Başkanı Ahmet TAŞ yaptığı açıklamada İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılması gerektiğini söyledi. Açıklamada “Beklentimiz odur ki; en kısa zamanda bahsedilen sözleşme ve kanun iptal edilir yerine aile hayatımızı koruyan, dini ve milli değerlerimizi öne olan yeni ve toplumumuzda kabul gören yasal düzenlemeler yapılarak yürürlüğe konur” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın tamamını okumak için:  https://www.haberturk.com/kayseri-haberleri/79623655-tas-istanbul-sozles...

 ***

Diyanet-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm GÖRAL, kadına karşı işlenen şiddeti durdurmanın tek yolunun, kadına hak ettiği değeri veren İslamiyet'ten, toplumun kendi kültür, gelenek ve göreneklerine uygun hazırlanan yasalardan geçtiğini söyledi. GÖRAL, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun'la aile politikalarının feminist ideolojilerin insafına bırakılmasının, Türkiye'nin geleceği için büyük bir tehlikeye neden olduğuna dikkat çekerek İstanbul Sözleşmesi'nin acilen feshedilmesi gerektiğini ifade etti.

 Açıklamanın tamamını okumak için: https://ilkha.com/6284-sayili-kanun-ve-genc-evlilik-magdurlari/aile-ve-k...

 ***

Genç Birlik Bursa Şubesi de sosyal medya hesaplarından “Neden İstanbul Sözleşmesi’ne Hayır?” konulu paylaşım yaptı.  Bu paylaşımlara göre sözleşmenin uygulandığı yıllardan beri şiddeti önlemeye yetmediği, toplumsal cinsiyet savunucularının dinsel ve geleneksel unsurlara karşı toptan karşı çıkış içerisinde oldukları, şiddeti tek taraflı ele alıp diğer önemli bileşenlerini görmezden geldiği,ön plana toplumsal cinsiyet kavramını çıkardığı gibi gerekçelerle sözleşmeye hayır dediklerini ifade etti.

İlgili sosyal medya paylaşımları için: https://www.instagram.com/gencbirlikbursa/?hl=tr

Not: Yukarıda yer alan açıklamalar medya taraması sonucunda erişilebilen açıklamalardır. Kurumsal olarak yapılan açıklamalar mail adresimize (aileakademisi@hotmail.com) gönderildiği takdirde, bu listeye eklenebilir.

 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim