Film Tanıtımı: Pi'nin Yaşamı


Komisyon: 
Kültür-Sanat Takip Komisyonu

Nur Demet Damar

?Pi sayısı, bir dairenin çevresinin çapına bölümüne denir. 3,1415126535? sayı bu şekilde hiç tekrar olmaksızın sonsuza kadar gidiyor. Bunun anlamı bu ondalık dizilerin arasında her bir sayı vardır. Doğum tarihiniz, dolap kilitlerinizin şifre kombinasyonları, sosyal güvenlik numaranız. Hepsi bu sayının içinde bir yerlerde mevcut. Ve bu ondalıklar harfe dönüştürülürse, var olmuş tüm sözcükleri elde edebilirsiniz. Mümkün olan tüm kombinasyonlar. Bebekken söylediğiniz ilk hece, son okuduğunuz kitabın adı, başından sonuna tüm hayat hikâyeniz. Söylediğimiz ve yaptığımız her şey, dünyanın sınırsız olanakları, bu basit çemberin içinde bulunuyor.?

Vizyon tarihi 21 Kasım 2012 (ABD) olan ve yönetmenliğini Oscar Ödüllü Yönetmen Ang Lee?nin yaptığı Life Of Pi (Pi?nin Yaşamı) adlı film,  İspanyol yazar Yann Martel?in aynı adlı romanından, David Magee tarafından, uyarlanmıştır. Film, Piscine Molitor Patel (Suraj Sharma)?in, bir Japon Kargo Gemisinin Pasifik Okyanusu?nun azgın sularına gömülmesiyle Pi?nin uçsuz bucaksız okyanusta, bir cankurtaran sandalında; sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan ve Richard Parker adındaki -üç yüz kiloluk- haşin bir Bengal kaplanıyla olan mücadelesini anlatıyor. Film, Bengal kaplanı ve Pi Patel üzerinden hikâyeyi işliyor.

Piscine Molitor Patel, Hindistan?ın Fransız sahil kıyısı olan Pondicherry ( Yenişehir)?de bir hayvanat bahçesinde doğar ve büyür. Bir gün, dağlarda çay yetiştiriciliği yapan akrabalarını ziyarete giderler. Orada üçüncü günleri olması hasebiyle kardeşi Ravi(Vibish Sivakumar)?nin ve Pi?nin canı sıkılır. Kardeşi Ravi 2 rupi karşılığında Pi?den dağların orada olan kiliseye gidip kutsal suyu içmesini ister. Pi kiliseye gider, suyu içer velhasıl kilisedeki tablo dikkatini çeker. Tabloya bakarken rahip (Andrea Di Stefano) yanına gelir. Pi, rahibe sorar:

-Bir Tanrı neden bunu yapar ki, neden kendi çocuğunu, sıradan insanların günahları için acı çekmeye gönderir ki?

Rahip:

-Çünkü bizi seviyor. Tanrı kendini bize, insanlara ulaşılabilir kılıyor ki böylece anlayabilelim. Ne Tanrı?yı ne de mükemmelliğini anlayamayız. Ama kardeşleri olarak oğlunu ve acılarını anlayabiliriz.

Pi?ye bu hiç anlamlı gelmez. ?Suçlunun günahlarının kefareti için masumu kurban etmek mi? Ne biçim bir sevgi bu?? diye düşünür. Pi, meraklı, akıllı, sorgulayan ve derin düşünen bir kişiliğe sahiptir. Dinlere karşı ilgisi vardır. Lakin bu ilgi eleştirel dikkatle bakamayanlar için tehlikeli olabilir. Çünkü aynı zamanda bir Hıristiyan, bir Müslüman, bir Hindu ve bir de Musevi?dir. Pi?ye göre inanç bir sürü odası olan bir evdir. Filmin başından sonuna kadar Pi birkaç dine mensuptur. Namaz kılar, vaftiz edilmek ister, Vishnu?ya dua eder vs. Film mistik yanı ağır basan bir filmdir zaten ama Pi?nin birkaç dine mensup olması yanlış değil aksine mümkündür, mesajı verilir filmde. Neticede ne olursa olsun bir Tanrı vardır. Bu 3 tane de olur, 5 tane de; Hinduizimde olduğu gibi 33 milyon tane de. Pi bütün Tanrı?larla birbirleri sayesinde tanışmıştır. Ve tanıştığı bütün Tanrı?ları sevmektedir. Burada birden fazla Tanrı?ya inanmanın insan açısından bir sakınca olmadığını vurgulamaktadır film yani Pi?ye hak verir olur insanlar. Hâlbuki inandığı bütün dinler birbiriyle çelişkilidir. Babası (Adil Hussain) bir gün sofrada yemek yerken Pi?ye her şeye aynı anda inanmanın hiçbir şeye inanmamakla aynı şey olduğunu söyler. Pi ikna olmaz ve vaftiz edilmek istediğini söyler. Yemekten önce de namaz kılmıştır oysaki. Pi?nin babası, Pi ve Ravi?ye dinin karanlık olduğunu söyler. Bunun sebebi de:?Çocukken, bir çocuk felci geçirmiş. Acıdan çok çekmiş olarak yatağa uzanır. Tanrı?nın nerede olduğunu merak edermiş. Sonunda, onu Tanrı kurtarmamış. Batı ilacı kurtarmış.? Her şeye aynı anda inanmanın hiçbir şeye inanmamak olduğunu söyleyen baba böyle düşünüyormuş meğerse. Aynı zamanda Pi?nin babası ?Birkaç yüzyıl içinde bilim, bizi evreni anlamakta dinin on bin yılda yaptığından çok daha ilerilere götürdü.? Hâlbuki ilk söylediği şeye katılıyorum bütün dinlere aynı anda inanırsan hiçbirine inanmamış olursun.

Pi: ?Hinduizm aracılığıyla imana geldim ve İsa aracılığıyla Tanrı?nın sevgisini buldum.?

Pi: ?Beni İsa ile tanıştırdığın için teşekkür ederim Vishnu.? Der ve Pi kilisede rahiple olan muhabbetlerinden Tanrı?dan ziyade oğlunu daha çok sevdiğini söyler. Pi?nin bu sözlerinden şu ayetler aklıma geliyor. Pi bu ayetleri de kabul eder ne de olsa aynı zamanda bir Müslüman ya(!)

?(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab?ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah?a has kılarak O?na kulluk et. Allah?ı bırakıp da kendilerine birtakım veliler edinenler, ?biz onlara sadece, bizi Allah?a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.? Derler. Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah?tır.? Kuran 39:2-3-4 Filmde kitlesel bir bilinç oluşturulmaya çalışılmıştır. İzlerken bu hususları göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Hayvanat bahçesini ayakta tutan belediye yardımının kesilmesi üzerine babasının aldığı karar, hepsinin hayatını değiştirmeye yetecek kadar önemli ve radikaldir. Baba, hayvanat bahçesini kapatmaya karar verir. Ailecek Kanada?ya yerleşmek, hayvanları da satmak üzere bir Japon kargo gemisiyle yola çıkılır. Asıl olay yani filmin macera ve dram kısımları geminin bir fırtına sonucu batmasıyla başlar. Pi?nin haşin Bengal kaplanıyla yaşadıkları, kendiyle yaşadıkları, yürekleri burkuyor. Daha 15-16 yaşlarında bir çocuk, bir kaplan ve bir okyanus düşünsenize ne kadar ağır bir imtihan olduğunu. Pi?nin sandalda kaplanla yaşadıklarını gösteren kısımlarda psikolojik yön ağır basıyor. İnsan psikolojisini iyi yansıtmış film. Üstelik ilk kez oyunculuk yapan bir çocuğa göre duygular çok iyi yansıtılmış. İnsanlığın duygularını yansıtmış Pi Patel. Zora düşünce insanların nasılda Allah?ı kabullendiklerini ve O?na için için yalvardıklarını çok iyi vermiş.

Bir sahnede: ?Tanrım! Kendimi sana adıyorum. Ben senin kulunum. Başıma ne gelecekse bilmek istiyorum. Göster bana.? Diye bağırıyor uçsuz okyanusun ortasında Pi. Bu sahne bana şu ayetleri hatırlatıyor:

?Denizde size bir sıkıntı (felaket) dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.? Kuran 17:67

?Nitekim dalgalar onları (ölümün) gölgeleri gibi kuşattığında, (o anda) bütün içtenlikleriyle yalnız ve sadece Allah?a bağlanarak O?na sığınırlar fakat Allah onları sağ salim kıyıya ulaştırdığında da bir kısmı yolun ortasında (inanmak ile inkâr etmek arasında) kalıverirler. Ama hiç kimse, haince bir nankörlüğe kapılmadıkça mesajlarımızı bile bile reddetmez.? Kuran 31:32

Pi, açlıkla, yalnızlıkla, susuzlukla mücadele vermektedir. Pi, vejetaryen bir çocuktur. Bir sahnede bir balık tutar ve ağlaya ağlaya balığı öldürmek zorunda kalır. Şöyle düşünür: ?Açlık, kendiniz hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi değiştirebilir.? O anda Pi?nin vejetaryen olup olmamasının bir önemi yoktur çünkü açlık duygusu vejetaryenlik duygusunu bastırmıştır. Bir sahnede de güneşten derisi mahvolan Patel, kendisine oluşturduğu yerde küçük bir gölgelik yapar ve şöyle düşünür: ?Değersiz küçük bir gölgeliğin, bana bu kadar mutluluk getirebileceğini hiç sanmazdım.? İzlediğimiz bütün filmlerde dizilerde bu tarz şeylere rastlarız. Dünyanın sonu gelir, zombiler basar vs. şuan günlük yaşamımızda önemsiz olarak gördüğümüz yahut kıymet bilmediğimiz birçok şey altından değerli bir konuma gelir. Bu nedenle hayatımızın her anını elimizde olan her şeyden ötürü Allah?a şükürle geçirmeliyiz.

Filmin sonunda Pi kurtulunca ( Filmin başında zaten kurtulduğu anlaşılmaktadır, mevcut durum o denli inanılmaz bir olağanüstülük taşımaktadır ki bu kurtuluşun nasıl gerçekleştiğini merak etmemek mümkün değildir.) onu kurtarmaya gelen adamlara ikinci bir hikâye daha anlatır. -Spoiler olmaması için filmin fazla detayına inmeyeceğim.- İkinci hikayede sandalda olanlar: gemide Pi?nin babasıyla tartışan agresif aşçı, Budist bir genç, Pi?nin annesi ve Pi bulunmaktadır. Film kesin bir sonla bitmemiştir yazar okuyucunun kendisine bırakmıştır her şeyi. Birçok kapı açık kalmıştır filmde. Pi?nin kurtulmasıyla bitmemiştir olay. Filmde yaşanılanlar ne kadar sürrealist gelse de insanı düşündürmesi yönünden takdire şayandır. Film çekilmeden önce herkes vazgeçmiş filmden çünkü çok pahalıya patlayacakmış, film bütçesi $ 120 milyon ve hasılat  $329,896,156 miş. Ama iyi ki vazgeçilmemiş. 3D olarak da ayrı bir görsel şölen mevcut filmde. Ayrıca 11 dalda Oscar?a aday gösterilmiş ve 4 dalda Oscar ödülü almıştır film. Film için ayrıca 4 tane kaplan kullanılmıştır her kaplan farklı bir kareden iyi çıktığı için. 127 dakika olan film sonsuz okyanusta mitolojik ve ruhani bir serüven olarak  sunulmuştur. İzleyeceğimiz her filmi eleştirel dikkatle izlememiz temennisiyle.

www.aileakademisi.org

b6a351-the-life-of-pi-movie-poster_copy.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim