Kitap Tanıtımı: Yankılı Kayalar


Komisyon: 
Kültür-Sanat Takip Komisyonu

Kitap Adı: Yankılı Kayalar

Sayfa Sayısı: 124

Yazarı: Ahmet Yılmaz Boyunağa    

Yaş Grubu: 7-12

Sevra Özel

Mehmet on bir yaşında dördüncü sınıfa giden ve okumayı çok seven, karakteristik özellikleri örnek alınabilecek düzeyde bir çocuktur. Üç yaşında Hatice adında bir kardeşi vardır. Ailesi ile birlikte Doğu Anadolu?nun bir dağ köyünde yaşarlar. Mutlu ve sıcak bir hayatları vardır.

Fakat bu sıcak aile ortamı, annesinin hastalanıp, babasının doktor getirmek için yoğun karlı ve fırtınalı bir havada dışarı çıkarak kurtlara yem olmasıyla bozulur. Annesi bu olaydan sonra çöker, Mehmet ise sorumluluk bilinci edinir ve her şey için daha çok çabalayıp, gayret eder. Kendine bir hedef beller; doktor olmaya karar vermiştir. Doktor olup, annesine ve kardeşine bakacak, köyüne hizmet edecektir.

Tam işler yerine oturmaya başladı derken, annesi kederden hastalanıp Hakkın rahmetine kavuşur. Ölmeden önce Mehmet ile duygusal bir konuşma yaparlar. Annesi Mehmet?e kendisine bir şey olursa İstanbul?daki dayılarının yanına gitmelerini söyler ve Hatice?yi önce Allah?a sonra Mehmet?e emanet eder.

Mehmet her ne kadar acı içinde olsa da aldığı sorumluluğun farkında olup hep azimle çalışır ve Allah?tan ümidini hiç kesmez, dualarını eksik etmez. Mehmet?te derin bir tevekkül anlayışı vardır. Bunun sonucunda da işleri rast gider. Tek başına evini geçindirebilir hale gelir; inek sağar, tavuklara bakar, yemek yapar, okula gider, kardeşine bakar, arada evlerini kurt basar ve baltayla kurt öldürür, ders çalışmaya bile vakit ayırabiliyordur.

Köy ahalisi ise bu zor zamanlarında Mehmet?e çok yardımcı olmuştur. Kitabın bu kısmında büyük bir dayanışma söz konusudur.

Bir süre sonra Mehmet ve kardeşi köyden ayrılarak dayılarının yanına giderler. Fakat yengeleri tarafından beklenmedik bir tavırla karşılaşırlar. Yengeleri çocuklara besleme gibi davranıyor ve eziyet ediyordur. Ayrıca sürekli şikâyet ve isyan eden bir kadındır. Dayıları çocuklara karşı çok mahcuptur fakat elinden bir şey gelmez, çünkü oturdukları daire yengelerine aittir.

Yengesi Mehmet?i çırak olarak marangozhaneye verir. Mehmet ders çalışmaya vakit bulamaz, Hatice?yi ise yengesi sürekli döver. Bunlara rağmen Mehmet sabırlıdır ve ümidini yitirmez.

Bir gün ustası Mehmet?i çivi almaya yollar, Yolda gider iken Mehmet, topunun peşinden yola fırlayan küçük bir kız çocuğunu görür ve arabanın küçük kıza tam çarpacakken onu kurtarır. Küçük kız zengin bir ailenin çocuğu çıkar ve bu aile Mehmet? çok minnettar olur. Ara sıra Mehmet?i ziyaret etmeye gelirler.

Daha sonra Mehmet?in dayısı hastalanıp hastaneye kaldırılınca, yengesi fırsat bilip çocukları evden kovar. Ne yapacağını bilemeyen Mehmet kış soğuğunun ortasında kardeşi ile beraber yürürken Selim Beyler, yani kurtardığı kızın ailesi ile karşılaşır. Durum bir şekilde açığa kavuşur. Selim Beyler, Mehmet?in yengesiyle konuşarak Mehmetleri evlatlık alırlar.

Sonrasında olaylar şu şekilde gelişir; lise II. sınıfta Mehmet?in köyden arkadaşı ve eski sınıf öğretmeninin kızı olan Serpil sınıflarına gelir, birlikte çok çalışırlar, Mehmet doktor, Serpil öğretmen olur, evlenirler, beraber geri dönüp köylerine hizmet eder ve mutlu mesut yaşarlar.

Kitabın isminin Yankılı Kayalar olmasının sebebi ise Mehmet?in köyündeki yankı yapan kayalıklardır. Mehmet ve arkadaşları çocukluklarında bu kayalarda çok oynamışlardır. Dolayısıyla bu yankılı kayalar Mehmet?in hayatında büyük bir önem taşımıştır.

Mehmet başına onca şey gelmesine rağmen hepsiyle başa çıkabilmiştir. Çünkü o kendini yalnız hissetmiyordur, Allah?ın varlığını hiçbir zaman unutmamış ve yoluna bu bilinçle devam etmiştir. Kendi hayatlarımızla bu çocuğun hayatını karşılaştırdığımızda düşünmemiz gereken, küçücük şeyler karşısında pes edip, umutsuzluğa kapılan hatta depresyona giren bizlerin Allah?la yeterince muhatap olmaması durumudur.

www.aileakademisi.org

748.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim