Sevginin Olduğu Yerde Allah Vardır


 

Kitabın Adı: Sevginin Olduğu Yerde Allah Vardır, 3 Hikâye, 104 sayfa

Yazarı:  Lev Nikolayeviç Tolstoy

Çeviren: Serhan Nuriyev

Yayınevi: Nar Yayınları

Yaş Grubu: 9 yaş ve üstü

Anahtar kavramlar:  Sevgi, merhamet, yardımseverlik

Selim Gündüz 

Lev Nikoloyeviç Tolstoy      

Yazarımız 18 Ağustos 1828 yılında Moskova?da dünyaya gelir. Gençliğinde doğu dilleriyle ilgilenir sonra hukuk eğitimi alır; ancak hukuk eğitimini de tamamlamadan bırakır. Batıyı ve kendi ülkesini tanıyabilmek için uzun seyahatler yapar.

Tolstoy yaptığı seyahatler neticesinde çok iyi gözlemlediği aristokrasi sınıfını şiddetle eleştirir. İtiraflarım adlı kitabı bu sınıfa karşı eleştirilerinin manifostosudur diyebiliriz. Dogmatik Din Biliminin Eleştirisi ve Sanat Nedir adlı eserleri temel görüşlerini yansıtır.

Yazarımız eserlerinde insanın ne kadar değişken bir varlık olduğunu betimlemeyi çok iyi başarmıştır. Tasvir ve tahlilleri harikuladedir. Savaş ve Barış ile Anna Karanina adlı kitaplarını bunlara örnek verebiliriz.

Tolstoy?un kendisini ve dünyayı tanımak için seyahatleri ömrünün nihayetine kadar devam eder. Tolstoy 1908 yılında İstanbul?a gitmek üzere yola çıkar ancak bu seyahate muvaffak olamadan bir tren istasyonunda hayata veda eder.     

Sevginin Olduğu Yerde Allah Vardır

Hikayemizin kahramanı Martin Avdeiç  şehirde bir binanın bodrum katında kunduracalık yapmaktadır. Tamirhanesinin tek gözlü bir odası ve odasının caddeye bakan küçük bir penceresi vardır. Caddeden gelip geçen insanlarn yalnızca ayakkabıları görünür. Martin gelip geçen ayakkabıların kime ait olduğunu bilir. Çünkü o civarda tamir etmediği  ayakkabı yok gibidir. İyi malzeme kullanması, güvenilir olması ve fazla ücret istememesi kahramanımızın tercih edilme sebebidir.

Martin ömrü boyunca iyi bir insan olarak yaşar yaşı ilerledikçe ahiret hayatını daha da düşünmeye başlar.

Martin henüz bir kunduracı çırağı iken karısı vefat etmiştir. Böylece küçük oğlunu kendisi büyütmek zorunda kalır. Ne var ki oğlu büyüyüp tam kendisine yardım etmeye başlayacakken hastalanır ve o da hayata veda eder.

Bu olaydan sonra Martin ölümü arzu etmeye başlar. Niye bir ihtiyar olan kendisinin değil de gencecik oğlunun canını aldığı için Allah?a sitem eder, kiliseye gitmeyi de bırakır.

Günlerden bir gün Martin?in köyünden yaşlı biri onu ziyarete gelir. Martin ona içini döker artık yaşamak istemediğini, hayattan bir beklentisinin kalmadığını söyler ve aralarında aşağıdaki konuşma geçer.

Yaşlı adam: ?Senin ümitsizlik batağına saplanmanın sebebi ne biliyor musun? Sen kendi mutluluğun için yaşamak istiyorsun.?

Martin: ?İnsan başka niçin yaşar ki? ?

Yaşlı adam: ?Allah için yaşamak lazım, sana hayat veren O?dur. Allah için yaşamayı öğrendiğinde artık üzüntülerin son bulucak ve her şey sana kolay gelecek?[1][1]

Bu konuşmadan sonra Martin bir İncil satın alır, ve okumaya başlar. Kendini okumaya öyle bir kaptırır bazen kandildeki yağ bitinceye kadar okumaya devam eder.  Yine kendisini okumaya kaptırdığı gecelerden birinde birisinin kendisine seslendiğini duyar uyku ile uyanıklık arasında. ?Hey Martin! yarın sokağa bak, ben geleceğim.? dediğini duyar.

Diğer gün Martin sokaktan kendisinin tanımadığı ayakkabıları görünce ayağa kalkıp ayakkabı sahibinin yüzünü görmeye çalışır. Hz. İsa?nın kendisini ziyarete gelmesini beklemektedir.

Küçük penceresinden yaşlı bir adamın caddedeki karları temizlediğini görür. Yaşlı adamın ayakta duracak takati bile yoktur. Martin onu içeri çağırır sıcak bir çay verir. Onunla biraz muhabbet eder, gönlünü alır. İhtiyar adam mesut bir şekilde oradan ayrılır.

Bir süre sonra Martin cadde kucağında bebek bulunan bir kadın görür. Kadın bebeğin üstünü örtemeye çalışmaktadır. Ancak üstünde bebeği sarmalak için yeterli bir şey yoktur. Martin onu da fakirhanesine alır. Karnını doyurur, çocuğu sarıp sarmalaması için için bir kumaş parçası verir. Biraz para da vermeyi ihmal etmez. Kadın, Martin?in yanından gönlü hoş olarak ayrılır.

Martin bir ara pencerenin önünde ihtiyar bir kadın görür. Kadının elinde içinde elma bulunan bir sepet vardır. Bir çocuk sepetten bir elma yürütmeye çalışırken ihtiyar kadın çocuğu yakalar ve onu hırpalamaya başlar. Martin onları ayırır.  Fakat kadın çocuğu polise teslim etmek ister. Martin yaşlı kadını ikna eder. Çocuk için kadından elma satın alır ve çocuğa verir. Çocuk da kadından özür diler ve elma sepetlerini taşıması için yardım eder.

Martin gece yine İncil okamaya başladığında arkasından bir ses geldiğini duyar. Karanlığın içerisinde kendisinin yardım ettiği insanları görür. Martin?e gülümseyerek karanlıkta kaybolurlar. Böylece Martin rüyasının gerçekeleştiğini  Hz. İsa?nın kendisine ziyaret ettiğini anlar.

Yazar darda kalmış insanları yardım etme erdeminin üzerinde önemle durmuş. Hikayeler çocuklarda merhamet duygusunu öğrenmeleri açısından faydalı olacaktır.

 

Eleştirel Düşünce

Bununla birlikte kitapta yer alan ?sana bir tokat aşkedene diğer yanağını çevir? gibi ifadeler hakkında çocuğunuzla konuşunuz. Bu ifadenin hangi şartlarda doğru olabileceğini çocuğunuza sorunuz. Bu ifadenin ? sana her ne yapılırsa yapılsın susmalısın? şeklinde değil, ?sabrın ve samimiyetin karşıdaki kişiyi değiştirme? ihtimalinin olduğu yerlerde, karşıdaki kişiyi olumsuzluklardan kurtarmak için gösterilmesi gereken bir davranış olduğu belirterek, kendi düşüncelerinizi de çocuğunuza aktarınız.  

 www.aileakademisi.org




 

tolstoy.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim