Emine Bayır "Demiryolu Çocukları" kitabını kritik etti.


Kitabın adı: Demiryolu çacukları

Yazarı: Edith Nesbit

Yaş grubu: 9 yaş ve üzeri

Anahtar kavramlar: dostluk, empati kurabilme, sabır, yardımseverlik, fedakarlık

Ana tema: İnsanların birbirine verdiği destek, fedakarlık ve sabırla aşılamayacak zorluk yoktur.

                                                                                                                          Emine Bayır

Edith Nesbit (19 08 1858 – 04 05 1924)

Britanya doğumlu olan yazar babasını küçük yaşta kaybetmesinden sonra başlayan maddi zorluklar sebebiyle annesiyle birlikte Fransa’ya göç etti.Yaşamının büyük bölümünü Almanya ve Fransa’da geçirdi.Fransa’da iyi bir eğitim gördü. Genç yaşta dönemin aydın çevrelerinde tanındı. 1880’lerin başında çocuk kitapları yazmaya başladı. 1924’te öldüğünde ardında 44 çocuk kitabı bıraktı 1906’da kaleme aldığı ‘demiryolu çocukları’ en ünlü yapıtıdır.

 

Demiryolu çocukları

Peter, Roberta ve Phyllis kardeşler küçük, şirin bir kasabada, görenlerin hayran kaldığı çok güzel bir evde yaşamaktadırlar. Çok şanslıdırlar çünkü; son derece sevgi dolu, birbirine bağlı, mutlu, anlayışlı ve fedakar bir aileye sahiptirler. Anneleri çocuklarıyla çok ilgili sevgi ve şefkat dolu biri olduğu kadar çokta iyi bir yazardır. Babaları çok iyi bir işe sahiptir, aynı zamanda o da çok iyi bir babadır. Fakat bu mutlu yaşamları hiç ummadıkları bir şekilde, aniden değişecektir.

Peter’ın onuncu doğum gününde annesinin her zamanki küçük şiir sürprizi, hediyelerin açılması ve neşeli bir günün ardından;  babası, hediye ettiği, ama Peter’ın oynarken bozduğu lokomotifi tamir ederken bir misafir için geç sayılabilecek bir saatte esrarengiz iki adam gelir. Babalarıyla ve anneleriyle yaptıkları uzun konuşmadan sonra babalarını apar topar götürürler.

Bu olaydan kısa bir süre sonra maddi durumları bozulur ve anneleriyle birlikte küçük bir köye taşınırlar. Artık eskisi gibi lüks bir hayatları, hizmetçileri, aşçıları, uşakları yoktur. Bütün bu işleri anneleri para kazanmak için odasına kapanıp hikayeler yazarken, üç küçük çocuk yapmaktadır. İlk başlarda köy hayatının çok zor koşullar içermesi bu ortama olumsuz yaklaşmalarına sebep olur. Ancak zamanla başlarından geçen komik ve ilginç olaylar sayesinde köy hayatını sever ve benimserler.

Çocuklar yaşlarından beklenmeyecek bir olgunlukla annelerine destek olmaya çalışırlar. Babalarının nerde ve nasıl olduğunu çok merak ederler, ancak bu soruları annelerine yöneltmeyerek onu üzmemeye çalışırlar. Bu konuya o kadar hassasiyet gösterirler ki birbirleriyle kavga bile etmemeye çalışırlar. Ancak bir gün annesi Roberta’nın hiç beklemediği bir anda, babasının başından neler geçtiğini anlatır. Babası ajanlıkla, ülke sırlarını başka ülkelere satmakla suçlanmaktadır.

Bir gün küçük evlerinin yakınından geçen demiryolunu keşfe çıkarlar, hamal Perks, İstasyon Müdürü ve Yaşlı Bey’le arkadaş olurlar. Her sabah Yaşlı Bey’in bindiği trenle babalarına selam ve sevgilerini yollarlar. Yaşlı Bey çocuklara birçok konuda yardımcı olur.

Rus bir mahkum, ailesini aramak için İngiltere’ye gelir. Yabancı dil olarak sadece Fransızca bilen Rus mahkuma; civardaki tek Fransızca bilen, bu üç küçük çocuğun annesi sahip çıkmış ve evlerinde kalmasına müsaade etmiştir. Bu arada çocuklar Yaşlı Bey’den mahkumun ailesini bulmasını rica etmişlerdir. Aradan birkaç gün geçtikten sonra müjdeli haber gelir; Yaşlı Bey Rus adamın ailesini bulmuştur. Bu yardımından sonra Roberta Yaşlı Bey’den babasını da bulup kurtarmasını ister.

Köy okulunun düzenlediği ve merakla bekledikleri yarışma günü gelip çatmıştır. Yarışma tavşan kostümlü bir kişinin koşarken ardında bıraktığı işaretleri toplamaktır. Bu işaretleri toplamak için tavşanı takip eden bütün çocuklar bir tünele girer. Tünelin sonunda çocukların çıkmasını bekleyen Roberta ve kardeşleri; tüm çocukların çıktığını, ancak kırmızı kazaklı çocuğun çıkmadığını fark eder. Çocuğu tünelde yaralı bulurlar ve hemen yardım çağırıp evlerine götürürler. Doktoru çağırıp tedavisini yaptırdıktan sonra ailesine haber vermek isterler. Sadece dedesine ulaşabilirler. Dedesi eve geldiğinde Roberta ve kardeşleri çok şaşırırlar çünkü çocuğun dedesi Yaşlı Bey’dir.

Yaşlı Bey, Roberta’nın annesine belli bir ücret karşılığında torununun bakımını ve tedavisini üstlenmesini teklif eder. Teklifi kabul eden Roberta ve ailesi sıkıntılarından kurtulup gene eskisi gibi huzurlu bir yaşama kavuşurlar.

Bu arada Roberta’nın babasının suçsuz olduğu kanıtlanmıştır. Artık özgürdür. Bunu tüm gazeteler yazar, ancak Roberta ve ailesi  gazeteleri görmedikleri için habersizdirler. Ta ki tren istasyonunda Roberta ve babası karşı karşıya gelene kadar.

Kitap son derece akıcı ve esprili bir üsluba sahip. Bir çeviri kitabı olmasına rağmen asla size bu hissi yaşatmıyor. Vurguladığı değerler ve satır aralarında verdiği mesajlar bakımından tavsiye edebileceğimiz bir eser.

 

 

demiryolucocuklari-2-1506433314.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim