Emine Bayır "Sevap Yağmuru" kitabını kritik etti.


Kitabın adı: Sevap Yağmuru

Yazarı: Nehir Aydın Gökduman

Yayınevi: Salıncak Yayınları

Resimleyen: Volkan Akmeşe

Yaş Grubu: 9 yaş ve üzeri

Anahtar Kavramlar: ibadet, din kardeşliği, verilen sorumluluğu yerine getirme, sözünde durma, tövbe, hoşgörü 

Ana Tema: oruç ibadetinin fiziki ve manevi olarak yaşattığı güzelli

 

Nehir Aydın Gökduman

1969 Çanakkale doğumlu yazar 19 Mayıs Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulunu bitirdi. Kısa bir süre hemşirelik yaptıktan sonra mesleğinden ayrılarak 1991’de yazı çalışmalarına yöneldi. Küçük yaşlardan beri kitap okumayı ve öykü yazmayı çok seven yazarımızın öyküleri çeşitli gazete ve dergilerde yayımlandı. Öykü yarışmalarında dereceler aldı. Uzun yıllar yetişkinler için roman ve öyküler kaleme alan yazar artık çocuklar için de umut yürekli öyküler yazıyor. 

Sevap Yağmuru

En güzel, en mübarek, en bereketli, en hoşgörü dolu aydır ramazan. Gelişiyle birlikte içimizi bir huzur ve aydınlık kaplayıverir. En kötü alışkanlıklar bile (bir aylığına da olsa) bırakılır, küsler barışır, açlar, düşkünler, kimsesizler hatırlanır. Kılınan namazın, verilen zekâtın-fitrenin haddi hesabı yoktur. Ve tövbeler en saf ve içten haliyle yapılır. Bütün bu çabaların, uğraşların tek bir nedeni vardır; ramazanın feyzinden ve bereketinden daha fazla pay alabilmek. 

İlk günlerde açlık ve susuzluk bedenimizi ve nefsimizi biraz yorsa da alınacak olan sevabın hatırlanması, insanın içine çöken huzur ve orucun bize kattığı maddi ve manevi zenginlik düşünülünce unutuluverir bütün açlık ve yorgunluk. 

O ilk başlardaki açlıkla cebelleşme evresi aşılınca artık ramazanın nimetlerinden sebeplenme evresi gelir. Herkes olabildiğince fazla ibadet edebilmek için birbiriyle yarışır. Namazlar kılınır, zekâtlar sadakalar verilir, aç insanları doyurmak için Halil İbrahim sofraları kurulur. Çünkü başkası için vermenin, başkaları için bir şey yapmanın tadı daha bir başkadır ramazanda 

Büyükler böyle bir yarışın, koşuşturmanın içindeyken çocuklar için de yaşanmaktadır ramazan. Ramazanın sonuna kadar fire vermeden oruç tutma yarışları kuşkusuz en zevkli yanıdır çocuklar için ramazanın. Verilen sözler daha bir dikkatli tutulur, daha bir dikkatlidir herkes çevresindeki insanları kırmamak, incitmemek için. Ve kıssalardan hisseler çıkarmak daha bir zevklidir. 

Bütün zor ve güzel yanlarıyla ramazana tam alışılmışken veda zamanı yaklaşmıştır. Bu kez o ‘bin aydan daha hayırlı’ olan kadir gecesini yakalayabilmek içindir bütün çaba ve gayret. Son on günlük devrede alabildiğine yoğunlaşır ibadetler, dualar, tövbeler… 

En nihayetinde bayram… Küslerin barıştığı, kardeşlerin kucaklaştığı, dünyanın birçok farklı yerinde aynı zamanda aynı duyguların hissedildiği Müslüman olmanın onurunun doruklara çıktığı o en muhteşem an. Bir yanımız ramazanın çıkıp gitmesine üzülürken bir yanımız bayramı sayesinde eş-dost kucaklamanın sevinciyle dolup taşmaktadır. Daha nice ramazanları mü’min olmanın şuuruna ererek geçirme dilekleriyle son bulur bu kutlu ay. 

Her birinde kendi dünyanızdan kesitler bulacağınız birbirinden güzel hikâyelerle bezenmiş, tadı damağınızda kalacak,‘eski ramazanların tadı’ diye başlayan cümleleri sıkça kuracağınız güzel bir eser. 

Eleştirel düşünce: çocuğunuzla ramazanın ve oruç tutmanın gerekleriyle ilgili konuşun. Niçin oruç tutuyoruz, nasıl tutmalıyız, ramazanı nasıl dolu dolu geçirebiliriz vs. hatta bu soruları kendimize de sorabiliriz. Malum günümüzde ramazan ve bayram kavramları tam anlamıyla yaşanan kavramlar değil artık.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim