Kitap Tanıtımı: Mecit'in Maceraları


                Zamanla davul  çalma yerini küçük ve büyük başka arzular almaya başladı. Her arzu ve istek yeni bir macera sayılır...

Ama aynı zamanda büyümeyi sağlayan birer basamaktır onlar.

      

 

Kitabın Adı: MECİT?İN MACERALARI 1

Kitabın Yazarı: H.MORADİ KERMANİ

Sayfa Sayısı: 143

Yazar Hakkında:  1944?te İran?ın Kermani şehrine bağlı Sirç köyünde dünyaya gelen H.Moradi Kermani, Tahran Üniversitesi Dramatik Edebiyat ile İngilizce Çeviri bölümlerinden mezun oldu. Çocuk edebiyatı alanında Samed Behrengi?den sonra en ünlü İranlı yazarlardan biri olan Kermani?nin eserleri başta Almanca,  İngilizce, Fransızca, Felemenkçe, Arapça, Çince, Korece, Yunanca, ve Ermenice olmak üzere çeşitli dillere çevrildi. Kitapları Hans Christian Andersen Jüri Özel Ödülü ve Unicef Çocuk Ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödül aldı; sayısız filmde de senaryo metni olarak kullanıldı ve bu filmler çeşitli film festivallerinde ödüle layık görüldü.

 

Kitabın Türü : Hikaye

 

Fatma Tirit S.

 

Kitap Sevgisi, Hırka, Kedi, Davul, Üç Berber, Semaver, Bisiklet, Sünnet Düğünü, Yolculuk, Hatıra Fotoğrafı, Arzularım ve Bıyık isimli 12 küçük hikayeden oluşmaktadır kitabımız. 

Mavi bir gökyüzüdür çocukluk. Orada sonsuzluk ve hiç tükenmeyen yaşamak merakı vardır. Kitabımızın yazarı Moradi Kermani?nin  birazda kendi çocukluk hatıralarından esinlenerek yazdığı ?Mecit?in Maceraları? yaramaz olduğu kadar akıllı, akıllı olduğu kadar mehametli,  merhametli olduğu kadar cömert ve dunyalar delisi iyisi bir çocuğun gözlerinden bize hayatı ve insanı anlatmaktadır.

12 küçük hikayeden oluşan kitabımızın ilk hikayesi ? Kitap Sevgisi? İle başlar. Günümüz çocuklarının kitapların içinde yüzdüğü kitap almanın ve okumanın çok kolay olduğu bir zamandan ; bir çocuğun ders kitapları dışında kitap görmediği, bakkaldan alınmış toz şekeri ya da pirincin gazete ve kitap sayfalarının külah yapılarak içine konulduğu, eve gelince bu külahların teker teker açılıp merakla okunduğu bir zaman götürür bizi. Buruş buruş olmuş 8 kitap sayfasını bir çırpıda okuyan Mecit şimdi hikayenin sonunu merak etmektedir. Bu öyle bir meraktır ki sonunda başına türlü türlü işler gelse de ısrar etmekten vazgeçmediği ve sonunda ona hiç ummadığı şeyler yaptıran bir meraktır.

Hemen Bakkal Esat Amca?nın yanına gidip kitapın kalan sayfalarını okumak ister. Kitap sayfalarını kulah yapıp içine pirinç,nohut, şeker koyan bakkal Mecit?e kitabı vermek istemez. Türlü şirinlikler yapıp bakkal amcayı ikna etmeye çalışan Mecit yaptığı sakarlıklar sonunda adamı çileden çıkarır. Dükkandan kaçarken bakkal Esat Amca?nın hırsından fırlatarak  Mecit?in başına attığı kitap dünyanın en güzel şeyidir artık. Su kanalına düşen kitabı hemen yerden alır. Bir ağacın altına oturup tek tek kitap sayfalarını temizleyip kurutan Mecit artık dünyanın en kutsal işini yapıyordur adeta. Fakat az sonra anlayacaktır ki kitapta tam onun okuduğu bölümde 10 sayfa eksiktir. Yeniden bakkalın yollarını tutar. Bu sefer kalan 10 sayfanın hangi müşteriye külah olarak gittiğini öğrenmek  ve tek tek o kişileri bulmak vardır. Mecit?i  dükkanın kapısında yeniden gören Bakkal Esat gürleyen sesiyle onu kovar. Hikayenin geri kalanını okuma arzusu içinde olan Mecit?in beyni hiç boş durmamakta ve hemen yeni bir yol daha bulmaktadır. Hikayenin yazıldığı kitabın ismini sayfalarının üst kısmında  yazan küçük yazıdan çıkarmış  okuduğı kitabın adını öğrenmiştir. ? Dağlara Kaçış?  adlı kitabı bir kitapçıdan satın alma yolundadır artık. Ninesinden aldığı 3 lira ile şehrin bütün kitapçılarında o kitabı aramaya başlar.

Tüm arayışlar, çabalar ve ısrarın sonunda elleri boş şekilde geri dönmek zorunda kalan Mecit, hikayenin sonunu oturup türlü türlü yeniden kendisi yazar. Fakat her ne yazdıysa beğenmez. O da böylelikle kendi hikayelerini yazmaya başlar. 

?Doğrusunu söylemek gerekirse bugün bile Dağlara Kaçış kitabını bulup okumak istiyorum. Hatta evden kaçan çocuğun hikayesini oturup kendim yazmak istedim kaç kez. Sonunda ne olacak bilmek istedim. Fakat her ne yazdıysam, yazdıklarımı beğenmedim. Ben de başka hikayeler yazmaya karar verdim. Oturup kendime baktım, baktım sonra da yazdıkça yazdım.?

Kitapta yer alan diğer 11 hikayenin başlangıç noktasını oluşturan ?Kitap Sevgisi?  sonun başlangıcıdır aslında. Böyle başlar Mecit?in kitap sevgisi. Arzu merak ve tutku ile başlayan okuma sevdası onu kendini ve hayatı yazmanın kıyılarına sürükler. Hemen hemen tüm hikayelerin ortak özelliği anlatımdaki duruluk ,sadelik  ve mizah unsurunun etkili bir şekilde kullanılmasıdır. Öyleki okuyucu Mecit?in Maceralarını okumaya başladığında tıpkı Kitap Sevgisi hikayesinde olduğu gibi kendini okumaktan alamamamkta kitap kendini okuyucuya bağlamaktadır. Bu özellik şüphesiz Kermani? nin söze kattığı güç ve kelimeleri resmetme becerisinden kaynaklanmaktadır. Görselliğin günümüzde ön planda olduğu sözün ve kelimelerin arka planda olduğu bir çağda Kermani bize kelimelerle kurulmuş bir sinema şöleni sunar. Bu yazarımızın sinemografik dil anlatımı özelliğinden olsa gerek pek çok kitabı sinema metni olarak kullanılmıştır.

Kitapta anlatmadan geçemiyeceğimiz en önemli kahramanlardan birisi Mecit?in bibi diye seslendiği ninesidir. Kendi halinde sade, şefkatli, bir kadındır ninesi. Mecit?i o büyütmüştür ve canından aziz biliyordur onu. Kimi zaman kuralcı, sert ve en ufak hatasını bile affetmeyen bu kadın Mecit?in ana dünyasını oluşturmaktadır. Mecit?in ninesi bu yönüyle geleneğin sesidir. Yeri geldiğinde şefkati ve merhametiyle torununu sarıp sarmalayan bu kadın onun küçük hatalarını küçük görmemekte en başından onu çizdiği kurallarla terbiye etmektedir.  Böylelikle Mecit?i kimi zaman ahlaki ilkelerle kendi tutkuları arasında kalmış, kimi zamanda ahlakı meleke edinmiş bir halde buluruz. Örneğin ?Kedi? hikayesinde kendi işlediği suçu evin kedisi ?Moloso? ya atan, yalan söyleyen fakat vicdanıyla aklı arasında kalan bir Mecit ile karşılaşırız. Moloso?yu evden kovan nine ona yeni bir ev bulma işini de Mecit?e  vermiştir.

 ? Ona zengin ve varlıklı bir ev bulacağıma söz vermiştim. Ama hem benim hem de onun beğeneceği öyle bir yeri bulmak çok zordu.İşin kötü tarafı, zengin olanlar mermametli değildi. Şefkatli ve merhametli olanlar da parasız ve fakir oldukları için onları ben de Moloso ?da beğenemiyorduk. Durmadan ona dünyanın çileli ve vefasız bir yer olduğundan söz ediyordum. Ben ondan özür diliyordum o ise torbanın içinde tepinip duruyordu?

Hikayenin sonunda Mecit vicdanına yenik düşer bülbülün kafesini kendisinin düşürdüğünü ve suçu Moloso?ya attığını itiraf eder. Her çocuğun yalanla olan  karşılaşmışlığını bize hiçbir ahlaki öğüt sunmadan, kişinin vicdanıyla karşılaşmışlığını mizah diliyle anlatan Kermani yeni bir pencere  daha açmaktadır dünyamızda: didaktik olmak, ders vermek hikayenin görevi değildir. Yazar ancak kalemiyle işaret eder, herkes istediği kadarını, istediği şekilde görür ,işitir.

İki hikayesi üzerinden sizlere tanıtmaya çalıştığımız MECİT?İN MACERALARI 1  ? İLK YILLAR? okuyanın dimağında bıraktığı tatdan olsa gerek yazarımıza 2. si ?OKUL GÜNLERİ? ve 3. ?YAZARLIK YOLUNDA ? olmak üzere 3 kitap yazdırmıştır.  Yaşı 70 gelmiş ve Türkiye?ye pek çok kez okurlarıyla buluşmaya gelmiş  Kermani?nin kitaplarıyla çocuklarımızı tanıştırmak onlara vereceğimiz en anlamlı hediyelerden birisi olsa gerek. 

www.aileakademisi.org

untitled-1.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim