Öteki Çocuklar


Kitabın Adı: Öteki Çocuklar, 14 hikâye, 91 sayfa

Yazarı: Ursula Wölfel

Çeviren: Sema Düzyol

Resimleyen: Bettina Wölfel

Yayınevi: Çizmeli Kedi Yayınları

Yaş Grubu: 7 yaş ve üzeri

Ana Tema:  Dostluk, sevgi, hoşgörü, eşitlik, adalet, çocukları anlamaya çalışmak, insanlara değer vermek; özgürlük, sınıf ve insan ayrımcılığının kötü sonuçları.

 

Oğuzhan Özdemir

Ursula Wölfel

16 Eylül 1922?de, Duisborg-Hamborn?da doğdu. Heidelberg?te Alman Dili ve Edebiyatı okudu. II. Dünya Savaşı?ndan sonra Odenwald?da eğitim danışmanlığı yaptı. Çok geçmeden pedagoji eğitimi alıp anne ve babası gibi öğretmen olup Darmstadt?ta bulunan, öğrenme zorluğu çeken öğrenciler okulu Sonderschule?de ders vermeye başladı. 1959?da ilk çocuk kitabı yayımlandı. 1961 yılından bu yana Odenwald?ta serbest yazarlık yapmakta. 1972?den bu yana da PEN üyesi. Eserleriyle kuşaklar üzerinde derin etkiler bırakan yazar, üç kez Hans Christian Andersan Ödülü?nde Onur Listesi?ne girdi. 8 kez Alman Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ödülü?ne layık görüldü. Eserleri başta İngilizce, Fransızca olmak üzere 15?ten fazla dile çevrildi; ders kitaplarında örnek eser olarak okutulup hakkında 4 kitap yazıldı. İlk kez 1961 yılında yayımlanan Ateşten Ayakkabı Rüzgârdan Sandalet, 1962?de Alman Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ödülü?ne layık görüldü.

Öteki Çocuklar

Birbirlerinden ayrımlanmış insanlar düşünün. Düşünmekte zorlanıyor musunuz? Sanmıyorum. Durun size yardım edeyim. Demek istediğimi Ursula Wölfel?in dilinden görelim.

Durugöl Sokağı?nda yaşayan çocuklar, tren yolunun oradaki, Rayaltı Sokağı?nda yaşayan çocuklardan ?ötekiler? diye bahsederlerdi. Rayaltı Sokağı çocukları da onlara ?ötekiler? diyorlardı.

Vahşi otlarla kaplı bir çayırdan geçiyordu tren yolu. Rayaltı Sokağı, bu tren yolundan geçen taşocağına giden balçık bir yoldu. Sokakta sadece gri taş kulübelerden oluşan üç ev vardı. Durugöl Sokağı?ysa yeni bir sokaktı. Yüksek, beyaz apartmanlardan oluşuyordu. Geniş pencereli, güneş alan, balkonlu güzel evler? Apartmanların arasında yeşil alanlar bırakılmıştı. Bir çocuk parkı bile vardı bu sokakta.

Oraya taşınan aileler çocuklarına sıkı sıkı tembih ederlerdi:

?Tren yolunun yanındaki kulübelerde yaşayanlar zavallıdır. İşsiz oldukları için kira veremeyecek durumda insanlar ancak öyle bir yerde yaşarlar. Onlarla muhatap olmak istemeyiz. Rayaltı Sokağı?nda yaşayan çocuklarla oyun oynamayın. ?[1]

Rayaltı Sokağı?nda yaşayan aileler de çocuklarını uyarıyorlardı:

?Yeni evlerde yaşayan insanlar ukaladır, onlarla ilgilenmeyin. Onlar kendilerini bulunmaz Hint kumaşı sanıyorlar.?[2]

Her iki tarafın çocukları da birbirleriyle karşılaştıklarında birbirlerine bağırarak sataşıyorlar, laf söylüyorlar ve birbirleri ile alay ediyorlardı. Büyüklerin dünyası ve kurulu düzeni içinde her iki tarafın çocukları, birbirlerini ebeveynleri gibi ötekileştiriyordu. Fakat bu durum uzun sürmeyecekti. Durugöl?den Karsten ile Rayaltı?ndan Freddi, Tino ve diğerleri iki sokağın çocuklarının hayatlarını değiştirdiler.

Karsten beş yaşındaydı. Sokağa çıktığında kendisine dikkat etmeye çalışan iki büyük kız kardeşinden sürekli kaçardı. Kızlar Karsten?i her yerde ararlar, fakat bulamazlardı. Akşam olunca, Karsten?i kum havuzunda otururken bulurlardı. Karsten onlara kaykayıyla sadece biraz dolaştığını söylerdi.  Kızlar da ona inanırlardı. Fakat bir gün, akşam olmasına rağmen Karsten geri dönmemişti. İki kız sokaktaki diğer erkeklerle birlikte Karsten?i aramaya çıktılar. Hiçbir yerde bulamayınca bir de tren yoluna bakalım dediler. Tren yoluna giderken orada daha önce hapis yatmış olan bir adamın olduğundan, yaşayan herkesin göçmen olduğundan, nasıl insanlar olduklarını bilmediklerinden, dillerini bile doğru düzgün konuşamadıklarından söz ettiler.

Rayaltı Sokağı?na geldiklerinde yaşlı bir adam onlara Karsten?in yerini söyledi:

?Freddi, Karsten ve Timoyla birlikte Türklerin yanında. Bütün çocuklar davetli. Acele edin, bir Türk bayramını kutluyorlar!? [3]

Kız, yaşlı adama onların Durugöl Sokağı?ndan olduklarını söylediğinde yaşlı adam ne fark eder şeklinde cevap verdi. Çocuklar ilerlediler.

?Büyükler neden Rayaltı Sokağı?nda yaşayan insanlar hakkında kötü sözler söylüyorlar ki?? diye sordu biri.[4]

Türklerin yaşadığı yere geldiklerinde bir kadın kapıyı ardına kadar açıp onları içeri davet etti. Renkli bir örtü ile örtülmüş, yastıklı, minderli bir sedirde oturuyordu Rayatlı Sokağı?ndaki çocuklar, Karsten de aralarındaydı. Kız kardeşleri Karsten?e hemen eve gelmesini söylediler. Fakat kadın onlara oturmalarını söyledi. Kadın daha sonra elinde bir tepsiyle içeri girdi. Tepside çaydanlık, bardaklar ve bir tabak içinde birkaç çeşit kuru pasta vardı. Durugöl Sokağı?nda yaşayan çocuklar, Türk usulü çay içip kuru pasta yemek zorundaydılar. Durugöllüler ne söyleyeceklerini bilmiyorlardı. Kendilerini çok mahçup hissetmişlerdi. Çünkü yabancılar hakkında hoş olmayan şeyler söylemişlerdi.

Çaylarını bitirdikten sonra kadına teşekkür ettiler. Adam onları kapıya kadar geçirdi, tekrar gelmelerini söyledi. Rayaltı Sokağı çocukları da aynısını söylediler. Ve arkadaşlıkları böyle başladı.

Ursula Wölfel bu eserinde, girişte bahsettiğimiz gibi farklı türdeki ayrımlardan bahsediyor. Beyaz insanlar ve Siyah insanlar, zengin toprak sahipleri ve köleden farksız karın tokluğuna çalışan köylüler, işçiler, özgürlüğün olmadığı, baskı ve adaletsizliğin olduğu devlet, zenginler ve yoksullar gibi konulardan bahseden hikâyelere yer vermiştir.

Kitapta 14 farklı hikâye yer almaktadır. Kitabın kapak tasarımı, resimleri güzel, çocuklarınızın ilgisini çekecektir. Yazar önemli ve hassas konulara temas etmiş. Çocuklarınızın zevkle okuyacağı bu hikâyeler, çocuklarınızın olaylara, insanlara farklı açılardan bakabilmelerini sağlayacak, anlam dünyalarına doğru fikirler ekecektir. Gönüllerindeki hoşgörü, sevgi, eşitlik, dostluk duygularının güçlenmesine yardımcı olacaktır. Vesile olmak dileğiyle?

Eleştirel Düşünme:

Öteki Çocuklar adlı ilk hikâyede çocukların birbirleri ile alay ettiklerini görüyoruz. Kullanılan ifadelerin hoş olmadığını çocuklarınıza söyleyin. Kitapta birbirinden farklı birçok önemli konu yer almaktadır. Zenci ve beyaz ayrımı, toprak sahiplerince, zenginlerce köle gibi çalıştırılan insanların yaşamı, Afrika?da annesi doğru düzgün beslenemediğinden yeterince süt ememeyen bebeklerin sürekli ölmesi? gibi konularda, çocuklarınıza bunların sebeplerini anlatın, nerde, nasıl meydana geldiğinden bahsedin. Günümüzden örnekler verin.

www.aileakademisi.org

 

 

 




[1] Wölfel, Ursula, Öteki Çocuklar, Çev: Sema Düzyol, Çizmeli Kedi Yayınları, I. Baskı 2009, İstanbul, s. 8

[2] A.g.e. s. 8

[3] A.g.e. s.10

[4] A.g.e. s.10

3676214-kurtcocuk23nisan_copy.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim