Okulu Yeniden Düşünmek/Yeni Bir Okul Düşünmek


Yaşamın amacı iyi bir insan olabilmek. İyi bir insan olmak amacıyla, zorunlu olarak 12 yılımızı, üniversite dâhil15-20yılımızı okullarda geçiriyoruz.Zorla iyi insan olunamayacağını eğitim sisteminin çıktısı olan öğrencilerin ahvalinden anlamak çok da zor olmasa gerek.

Peki, yıllarımızı (ç)alan bu okullar ve okutulan dersler bize gerçekten ne katıyor?Gelin madde madde ne işe yaradığını görmeye çalışalım.

Karakter?

İçimiz acıyarak söylememiz gerekir ki okul süreci çocuklarımızın ahlak ve karakterini düzeltmiyor. Aksine tertemiz, ana kuzusu masum yavrularımız yıllar geçtikçe yalan, kopya, küfür, argo, sigara gibi birçok olumsuzluğu okullarda öğreniyor. Çocuklar büyüdükçe ana babasının sözünü daha bir dinlemez oluyorlar.Misafire hürmet ve ikram, ana-babaya saygı, cömertlik ise hak getire…

Dini Eğitim?

Çocuklarımız okullarda daha dindar da olmuyorlar. Din kültürü dersleri, din ile ilgili kültürel/folklorik değerleri öğretiyor sadece. İnsanlık, ümmet, vatan, vahdet, zulüm, anlam, emperyalizm gibi konular çoğunun umurunda bile değil.

Dil Eğitimi?

Çocuklarımız ilkokuldan üniversiteyekadar bir yabancı dili konuşacak kadardahi öğrenemiyorlar.

Genel Kültür?

Genel kültürleri inanılmaz derecede zayıf. Yoğun müfredatı ezberlemekten, önemli meselelerevakit kalmıyor. Mesela 28 Şubat deyince, gençler ayın bir gününü anlıyor.

Zihinsel Beceriler?

Çocukların zihinsel becerileri eğitimin ezberci ve niteliksiz olması nedeniyle köreliyor.  Kendisini aldatan sevgilisinden hiç hoşlanmadığı halde, onun en yakın arkadaşıyla çıkarak intikam(!)alan, şaka yapacağım derken en acımasız ve aşağılayıcı üslubu çekinmeden kullanan bir nesil var bugün.

Spor, Kültür?

Bir sportif faaliyette beceri, diploma sahibi olamadan mezun oluyorlar. İyi bir yüzücü, iyi bir futbolcu, iyi bir bilardocu …olamıyorlar.Romanı saymazsak doğru düzgün kitap okuma alışkanlıkları edinemiyorlar. Kitap okuyanların birçoğu fantastik, uçuk kaçık kitaplarla kalplerini ve düşüncelerini adeta bombalıyor.

Beceri, Nitelik?

Bir tane bile nitelikli bilgisayar eğitimi (photoshop, excell, correldraw…) yok. Çocuklar bilgisayarı ya oyun oynamak ya da sosyal medyada takılmak için kullanıyorlar.

Derslerin İçeriği?

Ben yıllardır fizik, kimya, biyoloji, matematik görmüyorum. Optik, ısı, ışık, mol, enlem, mitokondri, binom konularını da görmüyorum.Bir eksikliğini de görmedim.  Bilimin gereksiz olduğunukastetmiyorum. Bilim tabii ki gerekli ve elzemdir. Ancak bu dersler, yada derslerin bu şekilde öğretilişi lisans ve lisansüstünde öğretilse daha iyi olacak. Zaten okullarda çocuklarımız bilim eğitimi falan da almıyorlar.

Mesleki Kazanım?

Bir meslek de kazamıyorlar. Bir çocuğu herhangi bir esnafın yanına 2-3 yıl gönderseniz en azından kalfa olup bir mesleği öğrenir. Bu açıdan bakıldığında zorunlu eğitim olan 12 yılda çocuklara en azından üç meslek öğretilebilir. Ancak bizim çocuklarımızın 12 yılın ardından lise mezunu olarak, iyi biriş bulma ihtimalleri son derece zayıf.

Başlıkları çoğaltmak mümkün.

Okulların çocuklara ne kattığına bakmak için okul çıkışlarına bakmak gerek. Çocuklar hapishaneden kaçar gibi okuldan çıkıyorlar.Okulların faydalı ve işlevsel olduğunu anlamanın basit bir yolu var. Serbest bırakın bakalım okulları, kaç öğrenci gelecek?

Sorun çocuklar ve gençler değil. Onlar sorunun mağduru ve sonucu. Onlara ne verdik ki, ne istiyoruz?

*

Karamsar bir tablo çizdiğimin farkındayım. Gerçek bu ve zaman ilerledikçe riskler büyüyor. Nesillerimiz eğitim sorunlarının bedelini işsizlik, keder, anlam boşluğu, depresyon,psikolojik problemler ve davranış bozuklukları olarak ödüyorlar.

Yöneticiler iyi niyetli, gayretli, çalışkan olabilirler. Eğitimin birkaç yüzyıllık sorunlarını bir iktidarın omuzlarına yüklemek yanlış olur. Ancak bu yine de yapılması, düşünülmesi gerekenlerle ilgili sorumlulukları ortadan kaldırmaz.

Eğitime ve okula evet. Ama anasız, babasız, Allah’sız ve ahlaksız olmayacaksa… Ana başlıkları şöyle belirleyebiliriz.

Ebeveynlerin çocuklar üzerindeki pedagojik etkisi acilen yeniden oluşturulmalı.

Erdem, sabır, tevazu, diğerkâmlık, şükür, doğruluk gibi evrensel değerleri kazandırmaya yönelik yeni bir eğitim sistemi düşünülmeli.

Sistem sınavlardan ve kuru bilgi dağlarından biran önce arındırılmalı.

Çocuklarımızın duygusal, sportif, zihinsel becerilerini geliştirecek bir müfredat oluşturulmalı.

Bir doğu bir batı dilini konuşacak ve yazacak bir dil eğitimi programı yürütülmeli.

Şimdi olmayacaksa ne zaman?

Selam ve dua ile…

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim