Yedi Parça Zeka ?


?Zekâ denilen bir şeyin nasıl ölçüleceğini biliyoruz

 ama neyi ölçtüğümüzü bilmiyoruz.?

N. Brody

 

Zeka tanımlarına baktığımızda tarih boyunca birbirinden farklı bir çok tanım yapıldığını görmekteyiz;

Psikoloji sözlüğü, zekâyı;

 ?Soyut düşünme, kavrama, problem çözme, bildiklerini yeni durumlara uygulama, akıl yürütme, bellek, geçmiş deneyimlerden kazanılan bilgileri kullanma vb. dâhil olmak üzere zihinsel yetilerin toplamı? olarak adlandırırken; başka bir tanımda da zekâ; kavramlar ve algılar yardımıyla soyut ya da somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, soyut düşünme, muhakeme etme ve bu zihinsel işlevleri uyumlu şekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri olarak açıklanmaktadır.?[1]

Felsefe sözlüğünde Zeka (anlak); Kavrayış, anlayış, kavrama ve yargılama yetisi;

  • Karışık şeyleri, olayları çabuk kavrama ve kolaylıkla onlara uyma yeteneği,
  • Bilmeye yönelen yeti ve yeteneklerin toplamı ( algılama, kavrama, soyutlama, kavram kurma, genelleştirme, birleştirme, sonuç çıkarma, eleştirme, yargılama, çözümleme) _ duyuma karşıt olarak, anlıkla eş anlamlı, kavramsal bilgi yetisi _ İçgüdüye karşıt olarak, ereğe erişmek için araçlardan düşünerek, bilerek yararlanma, isteyerek etkin olma _ olayları ya da başkalarının düşüncelerini kolaylıkla kavrama
  • Olanakları yakalama, kavrama, yeni durumlara kendini uydurma ve onlarda kolaylıkla yolunu bulma yeteneği ve becerisi,
  • Bağlantıları kavrama görüşler edinme yetisi, kuramsal çabuk düşünme ve anlama yetisi [2]

Bir hukukçu ise daha çok olayları ve olaylar arasındaki bağlantıları iyi analiz eden muhakeme ve belleği güçlü kişiler için zeki kavramını kullanır.

Tarihten bu yana onlarca bilim adamı bu alanlarda farklı tanımlar yapmıştır. Burada en çok öne çıkan kavram ve teorilere kısaca değineceğiz.

Gardner, Çoklu Zekâ teorisini ortaya atan isimdir. Türkiye?deki çoğu anaokulunda ve ilkokul düzeyindeki eğitim kurumlarında eğitim, bu teorinin üzerine bina edilmiştir diyebiliriz. Gardner Çoklu Zeka teorisinde tek bir genel zeka yerine zekayı, bölümlere ayırmıştır.

Gardner?in yaklaşımında zekâ yedi bölüme ayrılmıştır; bunlar genel anlamda şu başlıklar eşliğinde toparlanabilir.

-          Sayısal zekâ (IQ)

-          Sözel zekâ

-          İçsel zekâ (Kendini anlama)

-          Fiziksel zekâ

-          Mekânsal zekâ

-          Müzik zekâ

-          Sosyal zekâ

Alanlara ayrılan bu bölümler ölçümlenmeye çalışılmış, ölçmede çıkan sıkıntılar tekrar yeni kuram arayışları doğurmuş ve bu arayışlar yeni ölçüm tekniklerini de beraber getirmiştir.

1904 yılı içinde Charles Spearman ise Zekâyı objektif bir biçimde ölçümlemeyi başardığını akademik dünyaya duyuran isimlerdendir. Onunla birlikte yeni bir alan psikoloji dünyasına giriş yapmıştır.

Psikometrik yaklaşım genel anlamda şöyle tarif ediliyor: Zekâ performansı ile ilgili olduğuna inanılan bilişsel becerileri ve faktörleri ölçümleyen yaklaşım?

Sperman bu yaklaşımıyla zekâyı iki bölüme ayırmıştır:

  1. G faktörü; Bilişsel görevlerin ortak noktasını temsil eden genel zihinsel beceri,
  2. S Faktörü: Spesifik faktörler; (matematik, mekanik ya da sözel)

Bu yaklaşımdaki ölçmenin bilişsel alanla sınırlandırılması sonucu doğan sıkıntılar sonunda zekâ başka bir bilim adamı tarafından (Strenberg) tekrar bölümlere ayrılmış;

Bu sefer işin içine sadece bilişsel alan değil diğer alanlar da dahil edilmiş;

  • Analitik zeka
  • Problem çözme
  • Pratik zeka

Amma velakin yine ölçmede sıkıntı yaşanmış..

 Bundan sonra Zekâyı tekrar bölümlere ayıran biri çıkmış olabilir ya da çıkacaktır mutlaka! Çünkü,

Bilim adamı daha henüz neyi ölçtüğünü bilmiyor.

Zeka ile ilgili kısa bir araştırmadan sonra acaba İslam kültüründe zeka nasıl tanımlanmış diye merak ederseniz , önce akıl kavramı karşınıza çıkar.

 İlk olarak şunları fark edersiniz;  Batılı akıl kavramını kullanmıyor.

Batılının dünyasına 1990?larda giren duygusal zekâ ve ruhsal zeka ile biraz daha bu kavrama yaklaşılmış ancak daha yolun başındalar.

İslam kültür ve medeniyetinde, Zekâ ile akıl kavramının aynı yetide olmadığını görürüz.

Akıl; [3]

  • A,k,l mastarından gelir: ? Deveyi veya herhangi bir hayvanı dizginledi, gem vurdu.? Demektir. Çok zeki, gözleri pırıl pırıl parlayan bir deve başıboş bırakıldığında, hem kendisine hem çevresine büyük zararlar verebilir!
  • Ragıp el İsfehani, Müfredat? ında akl mastarını ?İlmi kabul etmeye hazır olan güç olarak tanımlar.?
  • Akıl ile irtibatlı bir başka kelime hikmettir. ?Bir şeyi ıslah etmek için alıkoymak, engellemek? denir. Hayvanın ? gem?ine hayvanın ?hakeme?si denir.

Zekânın parlama parıltı, gibi anlamlara geldiğini söyleyen Dr. Mustafa Merter, bir matematik problemini çözme işleminin, satranç oyununda yapılan bir hamlenin zekâ parıltısı olarak değerlendirilebileceğini söyledikten sonra Nefs Psikolojisi kitabında; zekânın ilerleyen yaşla birlikte azaldığını aklın ise insanın tekâmül sürecinde sürekli gelişmek üzere yaratıldığını söyler. Çünkü insan fıtri yapısı gereği hep daha yüksek varoluş mertebelerine doğru yükselmelidir diyen yazar, her kültürde ihtiyarlar meclisi, bilge yaşlı gibi danışma kurullarının olduğunu ve nesilden nesile bilgeliğin bu şekilde aktarıldığını söyler.

Zeki çocuklarımız olması için elimizden geleni yapıyoruz. Onları en iyi okullarda okutmaya çalışıyoruz ve sınavlara iyi hazırlanabilmesi için adeta bir yarış atı gibi kişisel alanının her anını planlıyoruz.

Bir arkadaşımız çocuğumuz için ?ne kadar da zeki? dediğinde seviniyor ve onunla onere oluyoruz. Pratik ve hazır cevap bu yeni kuşağın bilgi dağarcıkları bizi onlara hayran bırakıyor.

Çocuklarının zekâlarına yatırım yaptıkça rahatlayan ebeveynler bununla da yetinmeyip onların zekâlarını ölçtürmek ve zekâ seviyesinin ne olduğunu bilmek istiyor. Yapılan bunca harcamanın karşılığı ne acaba!

Aklını kullanmayı ya da daha açıklayıcı bir anlamla ?nefsini kontrol etmeyi? öğretemediğimiz çocuğumuzun yaptığı cinliklere sevinirken çıkan sorunların asıl kaynağını göremiyoruz.

Çocuklarımızın aklına yatırım yapmalıyız.

Hz. Ali?nin dediği gibi;

? En üstün akıl, insanın nefsini tanımasıdır; nefsini tanıyan akıllı olur, ona cahil kalan helak olur.? (Gurerul Hikem 3220)




[1] Bahadır Neşet Yıldırım, Yüksek Lisans Tezi, Liderlik Özellikleri Ve Liderlik Tarzlarının Duygusal Zeka Perspektifinden İncelenmesi, Kocaeli, 2012

[2] Prof. Dr. Bedia Akarsu, Felsefe Terimleri Sözlüğü, inkılap

[3] Dr. Mustafa Merter, Psikolojinin Üçüncü Boyutu, NEFS PSİKOLOJİSİ ve RÜYALARIN DİLİ, Kaknüs, 2014

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim