İslam Psikolojisi Derslerinde 5. Hafta: Doğruluk

(AİLE AKADEMİSİ/14.12.2013) Aile Akademisi tarafından düzenlenen İslam Psikolojisi Dersleri seminerlerinde 5. Hafta geride bırakıldı. 5. Haftanın konusu “Ailede Değerler Eğitimi: Doğruluk ve Affedicilik” idi. Bu haftaki seminer önceki haftaki seminerlerden farklı olarak iki farklı kişi tarafından sunuldu. Ailede Değerler Eğitimi seminerinde Doğruluk değeri Volkan Tekdemir tarafından sunulurken, Affedicilik değeri Meryem Şahin tarafından sunuldu. Aile Akademisi Derneği Başkanı Mücahit Gültekin’in konuşmacıları takdim etmesinin ardından ilk sözü Volkan Tekdemir aldı.

Volkan Tekdemir, seminerinin başlangıcında önceki haftaların seminerleri ile bağlantılar kurarak Değer kavramının öneminden, İslam Psikolojisindeki yerinden bahsetti. Her toplumun ve her düşüncenin kendi insanını yetiştirmek için değerler sistemine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. İnsanı gerçek anlamda insan haline getirmek isteyen İslamın da bir değerler sistemine dayandığını vurgulayan Tekdemir, doğruluğun bu değerler sistemi içerisinde çok merkezi bir konumu olduğuna değindi. Kuran-ı Kerîm’de doğruluk kavramının yaklaşık 450 farklı yerde geçtiğinin altını çizen Tekdemir, Peygamber efendimizin de en başta gelen sıfatının doğruluk ve güvenilirlik olduğunun üzerinde durdu.

Doğruluğun insan psikolojisi açısından önemine değinen Volkan Tekdemir, yalanın fıtri ve doğuştan olanın bozulmasıyla ortaya çıkan bir durum olduğunu ve yaşattığı bilişsel çelişkinin insanda bir iç gerilim yarattığını vurguladı. Bu iç gerilimin sosyal ve fiziki şiddete eğilim gibi başka davranış sorunlarını da yarattığını ifade eden Volkan Tekdemir, zihnin geri planında işleyen bir virüs gibi hareket eden yalanın zihinsel faaliyetleri de yavaşlattığını belirtti. Yalanın insanda yarattığı iç gerilimin ve huzursuzluğun fiziksel yansımalarının yalan makinelerinin tasarlanmasına neden olduğunun altını çizen Tekdemir, “ruhun yalandan duyduğu rahatsızlık fiziksel belirtilerle de kendini göstermektedir” dedi.

Doğruluk eğitimini kolaylaştıran en önemli faktörün doğruluğun doğuştan gelen bir özellik olması olduğunu belirten Tekdemir, doğruluk eğitimini zorlaştıran en temel faktörün de yalanın çok çabuk normalleşmesi ve hayatımızın her anına girmesi olduğunu ifade etti. özellikle pembe ve beyaz yalanlar gibi yalanın masumlaştırılmasının ve yalanın mizah malzemesi haline gelmesinin günahlar içerisinde en fazla kabullenilen günahlardan birinin yalan olması sonucunu doğurduğunun üzerinde durdu.

Ailenin doğruluk eğitiminde üstleneceği en önemli rolün doğru rol/model olmak olduğuna değinen Tekdemir, “zaten asli olanın, fıtri olanın, kolay olanın bozulmasına neden olmamalıyız. Değer eğitiminde anahtar kavram model olmaktır. Doğru model olmadan değer eğitiminde başarılı olmamız mümkün olmaz” dedi. Ailenin doru rol/model olmasının dışında yalana yol açabilecek otoriter, baskıcı, tutarsız, çelişkili anne-baba tutumlarından kaçınmasının da önemini vurgulayan Tekdemir, yalanı besleyen aile ortamlarına ilişkin örnekler verdi. Son olarak ailenin yalandan sakındırmak ve doğruluğu özendirmek için zihinsel bir inşa süreci içinde olması gerektiğine değinen Tekdemir, bu noktada Allah ve Peygamber sevgisinin kazandırılmasının, ahiret ve hesap bilincinin kazandırılmasının önemini vurguladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.